13 Mayıs 2012 Pazar

Okuyorum:)


BUZ VE ATEŞİN ŞARKISI SERİSİ

pic.twitter.com/GzgfILu


KILIÇLARIN FIRTINASI KISIM 1-2
Arka Kapak

George R. R. Martin'in muhteşem serisi, Kılıçların Fırtınası ile modern fantastik edebiyatın istisnai başyapıtlarından biri konumuna geliyor, imgesel kurgunun büyük eserleri arasındaki yerini sağlamlaştırıyor. 

İktidar mücadelesindeki beş savaşçıdan birinin ölmüş, bir diğerinin gözden düşmüş olmasına rağmen savaş tüm şiddetiyle sürmektedir. Yedi Krallık'ın zor durumdaki hükümdarı Joffrey, Demir Taht'ta oturmaya devam etmektedir. En amansız düşmanı Stannis, takip ettiği büyücü kadının kurbanı olmuş ve bozguna uğramıştır. Nehirova'daki Genç Robb, Kuzey'e hükmetmekte; Daenerys yaşayan son ejderhalarla beraber kana bulanmış bir kıtayı katetmektedir. Rakipler son hesaplaşma için harekete geçerken büyük bir yabanıl ordusu, efsanevi Ötekiler'le birlikte medeniyetin merkezine doğru ilerlemektedir. 

Diyarda sükûnet, Yedi Krallık'ın kılıçların fırtınası ile sarsılmasıyla mümkündür...

"Zengin bir hayal dünyasının ürünü… boyutuyla çağdaş fantastik edebiyatın ümit verici örneklerinden."
Publishers Weekly


Yazar:George R. R. Martin
Çevirmen:Sibel Alaş

Sayfa Sayısı: 600
Dili: Türkçe
Yayınevi: Epsilon Yayınları

Bu seriye tam anlamıyla hayranım.Martin bizim için çok güzel bir dünya kurgulamış.Öyle ki okurken içine dalıyorsunuz.Kesinlikle okuyun özellikle de benim gibi fantastik kitapların hayranıysanız.Bütün o olaylara,entrikalara,savaşlara o kadar çok kapılıyor ki insan bırakmak istemiyor elinden kitabı.Karakterlerde bir o kadar  özenle yazılmış.Ayrıca kitabı her karakterin ağzından okuma gibi bir şansınızda var..kaçırmayın derim..Hepinize iyi okumalar..:)










7 Mayıs 2012 Pazartesi

Okudum:)








AÇLIK OYUNLARI DÜNYASI




Arka Kapak

Panem'e Hoş Geldiniz: Açlık Oyunları Dünyası

Bu renkli resimli kitapla Panem'in kapılarını aralıyorsunuz. Suzanne Collins'in yarattığı ve şimdi beyaz perdeye taşınan görkemli dünya, filmden alınan büyüleyici fotoğraflarla zenginleştirilerek bu kitapla birlikte görsel bir şölene dönüşüyor. İçerisinde Açlık Oyunları filminde rol alan oyuncuları, Katniss Everdeen'in hayatını barındıran bu eserde Açlık Oyunları'nın ruhunu bulacaksınız. Tüm bunların yanı sıra kitabın sonunda Suzanne Collins'in hazırladığı bir Açlık Oyunları Sözlüğü var. İster Açlık Oyunları serisinin hayranı olun, ister filmin etkisinden kurtulamayan bir izleyici, bu rehbere bayılacaksınız.


Yazar:Kate Egan
Çevirmen:Sevinç S. Tezcan

Sayfa Sayısı: 192
Dili: Türkçe
Yayınevi: Pegasus


-Bir laf vardır tavşanın suyunun suyu diye bence bu söz bu kitaba tam olarak uyuyor.Kitap tamamen ticari amaçlarla yayımlanmış.En azından ben öyle düşünüyorum.Almayı düşünüyorsanız ben almayın derim.Hiç değmez kitapta internette dolanan resimler ve seriyi okuyup filmi izlediğiniz halde bilmediğiniz hiçbir şey yok.Bence paranızı boşa harcamayın..:)






Okudum:)












YARATIK AVCISI
Arka Kapak

İşte bunlar sakladığım sırlar. İşte bu asla ihanet etmediğim güven. Ama o artık yok, doksan sene önce öldü, bana güvenen o kişi, tüm bu sırları uğruna sakladığım kişi. Beni kurtara kişi… ve beni lanetleyen kişi.

Will Henry'nin günlüğü böyle başlıyor. Will, alışılmadık bir uzmanlığa sahip bir doktorun evlatlığı ve asistanı: yaratık avcılığı.
Will, doktorla birlikte geçirdiği kısa süre içerisinde doktordan gelen gece yarısı çağrılarına ve bu tehlikeli işe alışmıştır. Ancak bir gün birisi bir kız cesedi ve kızı yiyen bir yaratık haberiyle geldiğinde Will'in yaşamı alt üst olur. Doktor, yavru bir Anthropophagus bulmuştur - göğsünde bulunan ağzıyla beslenen, kafası olmayan bir yaratık.
Üstelik bu, sayıları gittikçe artan türün habercisidir.
Şimdi Will ve doktor, çok geç olmadan dünyayı bu hızlı üreyen yaratıktan kurtarmak durumundadır.

Yepyeni, gotik bir seri! H.P. Lovecraft'ın ruhuyla çağdaş yazarların sürükleyici anlatım becerilerini bir araya getiren Rick Yancey, tüyler ürpertici bir hikâye anlatıyor.


Yazar:Rick Yancey
Çevirmen:Belgin Selen Haktanır

Sayfa Sayısı: 404
Dili: Türkçe
Yayınevi: DEX

-Aslında kitabı bitireli çok oldu ama yazmaya fırsat bulamadım.Karakterlerden çok zevk alarak okuduğum bir kitaptı.Neden bilmiyorum ama Will Henry ve Doktorun ilişkisi çok hoşuma gitti.Sanırım doktorun tuhaflıkları yüzünden:).Küçücük çocuğa sanki koca bir adam gibi sorumluluklar yüklemesinden ve ona bir çocuk gibi davranmamasından da tuhaf bir şekilde hoşlandım.Kitaba gelirsek ben sevdim,canavar tasvirleri çok gerçekçiydi.Kitabın kapağında yazan 'Mideniz Ne kadar sağlam?' sorusu çok yerinde bir soru çünkü bazı yerler mide bulandırıcı..Benden söylemesi:) Bu kitapla beraber dex yayınlarından 3 kitap okumuş oldum ve bu 3 kitapta beklentilerimin üzerinde çıktı (özellikle de küller).Benim için dex basit gençlik kitapları yayınlayan bir yayınevi değil.En azından okuduğum kitaplarda ben bunu gördüm.Bu arada yaratık avcısı bir seri 2. kitabı eylül-ekim gibi çıkarmış okumak isteyenlere duyurulur..Hepinize güzel bir hafta diliyorum..Bir de bol kitaplı..:);)
















22 Nisan 2012 Pazar






YARATIK AVCISI

Arka Kapak

İşte bunlar sakladığım sırlar. İşte bu asla ihanet etmediğim güven. Ama o artık yok, doksan sene önce öldü, bana güvenen o kişi, tüm bu sırları uğruna sakladığım kişi. Beni kurtara kişi… ve beni lanetleyen kişi.

Will Henry'nin günlüğü böyle başlıyor. Will, alışılmadık bir uzmanlığa sahip bir doktorun evlatlığı ve asistanı: yaratık avcılığı.
Will, doktorla birlikte geçirdiği kısa süre içerisinde doktordan gelen gece yarısı çağrılarına ve bu tehlikeli işe alışmıştır. Ancak bir gün birisi bir kız cesedi ve kızı yiyen bir yaratık haberiyle geldiğinde Will'in yaşamı alt üst olur. Doktor, yavru bir Anthropophagus bulmuştur - göğsünde bulunan ağzıyla beslenen, kafası olmayan bir yaratık.
Üstelik bu, sayıları gittikçe artan türün habercisidir.
Şimdi Will ve doktor, çok geç olmadan dünyayı bu hızlı üreyen yaratıktan kurtarmak durumundadır.

Yepyeni, gotik bir seri! H.P. Lovecraft'ın ruhuyla çağdaş yazarların sürükleyici anlatım becerilerini bir araya getiren Rick Yancey, tüyler ürpertici bir hikâye anlatıyor.


Yazar:Rick Yancey
Çevirmen:Belgin Selen Haktanır

Sayfa Sayısı: 404
Dili: Türkçe
Yayınevi: DEX

Kitabı tüyap kitap fuarından almıştım.O gün bu gündür okunmayı bekliyor.Okumaya yeni başladım çok bir şey söyleyemem ama konunun biraz yavaş ilerlediğini düşünüyorum.Neyse umarım kitap beklentilerimin altında kalmaz..Bu arada bu da kitabın fragmanın zaten beni bu kitabı almaya iten de fragmanı olmuştu..:





hepinize iyi okumalar:)



11 Nisan 2012 Çarşamba

Okudum:)





ALTI NUMARANIN GÜCÜ/PİTTACUS LORE









Arka Kapak

Onlar Yaklaşıyor.
Onlar Bizi İzliyor.
Onlar Tılsımı Biliyor.
Onlar Miraslarımızı Biliyor.
Onlar Bizim Hakkımızda Çok Şey Biliyor.
Biz Bir Daha Asla Güvende Olmayacağız.
Biz Birbirimizi Bulmalıyız.
Biz Birleşmeliyiz.
Biz Savaşmalı Ve Kazanmalıyız.
Biz Son Savunma Kalesiyiz.


Yazar:Pittacus Lore
Çevirmen:Selim Yeniçeri

Sayfa Sayısı: 520
Dili: Türkçe
Yayınevi: Artemis Yayınları

Sevgili okur  uzaylıların dünyayı işgali vs. gibi kurgulara hayranım.Bu nedenle de bu seriye başladım.Kitap Lorien adlı bir gezegenden kaçan 9 kişiyi ve onların hayatlarını konu alıyor.İlk kitapta 3'nün öldüğünü okuyoruz ve bize hikayesini anlatan kişide 4 numara.Tabi bir de kahramanımızın baş düşmanı Mogadorlular var onlar başlı başına bir dert...4 numaranın hayatı devamlı Mogadorlulardan kaçmakla sürüyor.Ta ki mirasları gelişip diğer numaralarla birleşip savaşana kadar.

DÖRT NUMARA BENİM




Arka Kapak

9 kişi kaçtık 1 numara Malezyada öldürüldü. 2 numara İngilterede... 3 numara Kenyada avlandı. Diğerlerinin peşine düşmeden önce Benim için gelecekler... Dört numara benim. Biz Tam şu an yanınızdan geçiyor olabiliriz. Biz Siz bunu okurken sizi izliyor olabiliriz. Biz Yaşadığınız şehirde, kasabanızda olabiliriz. Biz Herkes olabiliriz. Biz O günü bekliyoruz. Biz Birbirimizi bulacağız. Biz Bir zafer kazanacağız. Biz Birlikte olabilirsek Biz Kurtuluruz. Siz Siz de kurtulursunuz.

Eğer biz kaybedersek her şey yok olur. Buraya dokuz kişi geldik. Sizin gibi görünüyor, sizin gibi konuşuyor ve aranızda yaşıyoruz, ama sizden değiliz. Hayal ettiklerinizi yapabiliyoruz. Hayal edebileceğiniz güçlere sahibiz. Bugüne kadar gördüğünüz her şeyden daha sağlam ve hızlıyız. Biz, çizgi romanlarda ve filmlerde hayran olduğunuz süper kahramanlarız. Ama gerçeğiz!

Planımız büyümek, eğitilmek, güçlenmek, birlik olup onlarla savaşmaktı. Ama bizi bulup savaşı önce onlar başlattı. Şimdi hepimiz kaçıyoruz. Hayatlarımızı gölgelerde, kimsenin bakmayacağı yerlerde geçiriyor, insanların arasına karışmaya çalışıyoruz. Siz bilmeseniz de aranızda yaşıyoruz. Ama onlar biliyor. Pıttacus lore Lorıeni yöneten yüce bilge, on iki yıldır dünyada, dünyanın kaderini belirleyecek savaşa hazırlanıyor. Nerede olduğu belli değil. 


Yazar:Pittacus Lore
Çevirmen:Müge Hestbaek

Sayfa Sayısı: 428
Dili: Türkçe
Yayınevi: Artemis Yayınları

Öyle ahım şahım bir seri değil ama ben yinede seviyorum bu seriyi.Ayrıca 2. kitap ilk kitaba kıyasla çok daha fazla heyecanlı ve daha güzel.İlk kitapta sadece 4 numaranın hayatını okumuştuk ama 2. kitapta bir sürü yeni numarayla tanışıyoruz ve tabi ki onların mirasları vs lerini beraber keşfediyoruz.Kitabın diğer bir güzelliği de 3 kişinin ağzından anlatılması biri tabi ki 4 numara diğeri kitabın adından da anlaşılacağı üzere 6 ötekisi de okuyacaklara süpriz olsun:) Çerez niyetine okunabilecek bir kitap..;);) Hepinize keyifli okumalar..:)

28 Mart 2012 Çarşamba

Hiçlikten Gelen Kız


HİÇLİKTEN GELEN KIZ

Justin Cronin’in epik üçlemesinin ilk kitabı:
Hiçlikten Gelen Kız


Kehanetlerle Örülü Epik Bir Vampir Hikayesi


Dünya yayıncıları tarafından “sıradan hayatın dışına çıkmak isteyenler için olağanüstü bir macera” olarak tanımlanan, Amerikalı yazar Justin Cronin’in epik üçlemesinin ilk kitabı “Hiçlikten Gelen Kız” Türk okuyucularla buluşuyor. 

Cronin’in, insanlığın yaşayabileceği ortak felaketler ve bunlardan kurtuluş çabaları üzerine nefes kesen bir hikaye anlattığı romanı, içerdiği tüm heyecan ve fantastik unsurların yanısıra, akıcı ve büyüleyici üslubuyla da dikkat çekiyor. İlk sayfalarından itibaren uyandırdığı merak duygusuyla okuyucuyu içine çeken, hem büyüleyici, hem heyecanlandırıcı yönler taşıyan kitap, günümüz insanının ortak kaygılarına yönelik çağrışımlar da taşıyor. “Hiçlikten Gelen Kız”, olağanüstü bir hayal gücünün yarattığı karakter çeşitliliği, mekan betimlemeleri ve farklı dünya kurgusu ile, sadece fantastik öykü tutkunları için değil, tüm okuyucular için benzersiz bir heyecan vaat ediyor. 

New York Times “Çok Satanlar Listesi”nde 3 numaraya kadar yükselen “Hiçlikten Gelen Kız”, askeri bir deney olan Noah projesindeki beklenmeyen terslikler sonucunda insanları vampirleştiren bir virüsün tüm dünyayı sarmasını anlatıyor. Bu büyük felaket karşısında, insanlığın tek umudu olan Amy ve arkadaşları hayatta kalmak ve normal bir hayat sürebilmek için büyük bir uğraş verirler. Amy, “Hiçlikten Gelen Kız” insanlığı kurtarabilecek midir?

Ünlü yazar Stephen King’in “epik bir fantezi” olarak nitelediği “Hiçlikten Gelen Kız”, dünyanın sonu ve insanlığın geleceği hakkındaki öngörülere ilgi duyanlar için.






26 Mart 2012 Pazartesi

Açlık Oyunları..

Yine bir sınav maratonundan çıkmış bulunmaktayım sevgili kitapkurtları. 9 günde 13 sınav oldum halimi siz düşünün artık.Bu sırada bir sayfa kitap bile okuyamadım.E doğal olarakta bloga hiçbir şey yazamadım.Bir daha bu kadar uzun ara vermem inş. Eminim bu aralar hepinizin sınavları vardır Allah hepimizin yardımcısı olsun..
Bu arada kitaplarının büyük bir hayranı olduğum açlık oyunlarının filmine gittim.Müthişti kitapları okuduysanız kesin gidin.Jenniferin oyunculuğu bir harika.Ayrıca kitaptan uyarlanırken hiçbir değişiklik yapmamışlar...Kitaplarını okumadıysanız hemen okuyun derim hepsi bir harika..

Açlık Oyunları - The Hunger Games

13 Mart 2012 Salı

Okudum:)






KÜLLER
Dünyanın sonu yarın gelecek olsaydı?
Bir elektromanyetik darbe dalgası çakar gökyüzünde; tüm elektronik aygıtlar parçalanır, bilgisayarla çalışan tüm aletler yok olur ve milyarlarca insan o an, oracıkta ölür.

Hayatta kalan bir avuç insandan biri olan Alex, ölmüş anne babasına ve geçmişte kalan yaşamına veda eder. Çıktığı zorlu yolculukta, Afganistan’dan yeni dönmüş genç bir asker olan Tom ve büyükbabasını elektromanyetik darbede kaybetmiş olan sekiz yaşındaki Ellie ile karşılaşır.

Bu küçük grup ve hayatta kalan diğerleri için şimdi tüm mesele, yiyecek ve barınak bulmak, kime güveneceklerini iyi bilmek, darbe sayesinde kazandıkları güçleri iyi kullanmak ve bir de kimin insan, kimin artık “değişmiş” ve bir zombiye dönüşmüş olduğunun ayırdına varmaktır.

Her an bizim dünyamızın da başına gelebilecek bir felaketten sonrasını anlatan Küller, okurların elinden düşmeyecek, zaman zaman da kanını donduracak bir serinin ilk kitabıdır.

YORUMUM:Müthişti,tam anlamıyla müthiş.Kitabı henüz bitirdim ve taze taze yorumumu yazmak istedim.Başlarda biraz sıkıldım ama sonlar o kadar müthişti ki anlatamam.Kesinlikle okuyun kaçırmayın bu kitabı.Özelliklede felaket senaryolarından hoşlananlar için müthiş bir kurgusu var.Belki konusu size basit gelmiştir ama öyle olmadığına garanti veririm.Son zamanlarda okuduğum en heyecanlı kitaptı.Okuyun...kesinlikle..!

4 Mart 2012 Pazar

Kitaplar...

 Academy Award Winner, "The Fantastic Flying Books of Mr. Morris Lessmore." 
2011



İzlerken çok duygulandım..Kitapları hayatımıza kattıklarını çok güzel anlatan bir animasyon oluş mutlaka izleyin.Ayrıca kendi dalındada Oscarı kazanmış bir video.Kesinlikle haketmiş..

3 Mart 2012 Cumartesi

Okuyorum!



Arka Kapak
Bütün Dünya Bir Türk Romanını Konuşuyor 
Genç Türk Romancı Serdar Özkan'ın ilk romanı Kayıp Gül bugüne kadar 29 dile çevrildi, 40'tan fazla ülkede basıldı. Kanada'dan Japonya'ya, Brezilya'dan Endonezya'ya, dünyanın dört bir yanında okurların büyük ilgi ve beğenisini kazanan Kayıp Gül, birçok ülkede haftalarca bestseller listelerinde yer aldı. 
Tüm zamanların en çok okunan ve sevilen kitaplarından St. Exupéry'nin Küçük Prens'i, Richard Bach'ın Martı'sı, Hesse'nin Siddarta'sı ve Paulo Coelho'nun Simyacı'sına denk tutulan Kayıp Gül, özgün bir “kendini keşfetme” romanı. 
Değişik kültür ve felsefeleri günümüzün modern yaşantısıyla iç içe sunan Kayıp Gül, Doğu'yla Batı arasında bir köprü eser niteliğinde. Sanki bu yönüyle, hem tarihsel hem de coğrafi anlamda Doğu ile Batı arasında bir köprü olan kültürümüzün çağdaş edebiyata akseden bir yansıması. 
Kayıp Gül'ün kahramanı Diana'nın peşine takılan okur, başta Türk kültürüne olmak üzere, Yunan mitolojisinden Yunus Emre'ye; William Blake'ten Sokrates'e; doğu mistisizminden Küçük Prens'e; Meryem Ana'dan Nasrettin Hoca'ya; modern yaşantıdan metafiziğe; gerçek dünyadan düşlerin dünyasına ve San Francisco'dan İstanbul'a uzanan bir yolculuğa çıkıyor. 
Kayıp Gül, evrensel mesajları ve kültürleri buluşturan, Doğuyla-Batıyı birleştiren yönüyle, özellikle kültür çatışmalarının giderek arttığı dünyamızda ümit veren bir eser. Kanada televizyonunda, Kayıp Gül'ün hayatında okuduğu en güzel öykülerden biri olduğunu belirten kitap eleştirmeni Christine Michaud, Kayıp Gül'ün bu yönüne özellikle dikkat çekiyor. Kayıp Gül için “Bu kitabın bizi birleştirmeye gücü var,” diyen Michaud, kitaptaki öykünün her insana hitap ettiğini söylüyor. 
Serdar Özkan romanlarında, farklılıklarımızdan çok ortak yönlerimize vurgu yapıyor. Yazar, değişik kültürlerden gelen insanların farklılıklarını kabul etmekle birlikte, yine de insan olarak benzerliklerimizin daha önemli olduğunu savunuyor. Üniversite eğitimi için gittiği Amerika'da dört sene yaşayan Özkan, bu düşüncelerinin orada, tamamen farklı bir kültürde yaşarken şekillendiğini söylüyor. Zaten Kayıp Gül de ikiz kız kardeşini aramak üzere İstanbul'a gelen Amerikalı Diana'nın öyküsünü anlatıyor. 
Kayıp Gül aynı zamanda, başkalarının beğenisini ve takdirini kazanmak uğruna düşlerinden ve kendinden ödün veren genç bir kızın öyküsü. “Başkaları benim hakkımda ne düşünür?” kaygısıyla hayallerini ve “kendi olmayı” terk eden ve bu yüzden sonunda dibe vuran Diana'nın kendini geri kazanma savaşının öyküsü. Bu savaşında ona St.Exupéry'nin Küçük Prens'i, Küçük Prens'in gülü ve İstanbul'un gülleri eşlik ediyor. 

Henüz okuyorum kitabı tam bir yorum yapamam ama güzel ve akıcı bir kitap olduğunu baştan belli ediyor.Yalnız kitapta canımı sıkan bir nokta var neden baş karkterlerin nerdeyse hepsi yabancı? Bir de hikayenin tamamının Türkiyede geçmesini isterdim.Bu kadar ünlü olmuş bir türk yazarın kitabının yarısı amerikada geçiyor.Bu pek hoşuma gitmedi.Neyse bu konuları geçelim eleştiriden çok övgüyü hakeden bir kitap.Hem ben kimimki böyle bir kitabı eleştireyim değil mi..Kitap güzel kolay okunuyor oldukça akıcı.Madem bizim yazar bu kadar ünlenmiş okumalı destek olmalıyız değil mi? (ben her ne kadar geç kalmış olsamda..) şimdilerde kitabın 2. si raflarda onu da merak ediyorum ama önce kayııp gülü bitirmeliyim..hepinize bol kitap dolu haftyasonlarıı...:):)