14 Ağustos 2016 Pazar

Ay Günlükleri Serisi-Kitap Yorumu


Ay Günlükleri Serisi-Marissa Meyer

Bu seriyi büyük ihtimalle duymuşsunuzdur çünkü yurtdışında olduğu kadar Türkiyede de çok sevildi.Tabi bende çok sevdim.İlk üç kitabı ardarda okuyup sonrasında diğer kitapları almak için sabredememiştim.Son kitap olan Winter'ı yakın bir zamanda bitirdim ve kesinlikle bu seriye, karakterlere doyamadım.
Bu kitabın türü aslında bir çeşit distopya ama sizi masal dünyasında geziyormuşsunuz gibi hissettiren türden bir distopya.Tabi bunda başkarakterlerimiz o çok bildiğimiz, çocukkken hep dinlediğimiz masal kahramanları olmalarının büyük etkisi var.Öyle ki Cinder bir cyborg mesela.Bildiğimiz cinderalla yarı robot,yarı insan.İşte kitapta sürekli böyle şeylerle karşlaşıyoruz.Bize masalı anımsatan ama bu seride bambaşka bir gerçekliğe dönüşmüş kısımlar.Sanki kırmızı başlıklı kız kendi hikayesinde kaçmış,daha korkunç  paralel bir dünyaya düşmüş ama hala kendi hikayesini yaşamaya devam ediyormuş; işte bu masal kahramanları hayatta kalma mücadelesi verirken sizde onlarla birlikte kovalanıp kaçıyormuşssunuz gibi.Sanırım en güzel şekilde böyle anlatabilirim bu seriyi.Marissa Meyer ne yazsa okurum artık hiç şüphem yok ki sanırım yakın zamanda Alice Harikalar Diyarındaki kalpler kraliçesinin hikayesini yazacak.Bu kadın bütün masal kahramanlarını gerçeğe dönüştürsün bizde hayran kalmaya devam edelim. :) 
 Ben tüm bu kurguya hayran kaldım.
Karakterlerin herbirine tek tek aşık oldum ve seri ben doyamadan bitti.
Masalsı ama bir o kadar gerçek, güzel ama bir o kadar da dehşet verici bir seri okumak istiyorsanız bence kesinlikle okuyun.Burada ne kadar çok sevdiğimi anlatamayacağım sanırım.Sadece okuyun...
Tumblrdan:








11 Ağustos 2016 Perşembe

Kitap Canavarları Blog Tur/ Güzelleştiğim O Yaz-Jenny Han/ Kitap Yorumu


Güzelleştiğim O Yaz-Jenny Han

Aslında bu kitap hakkında ne hissettiğimi tam bilmiyorum.Akıcıydı, okuması güzeldi ama beklentilerimi pek karşıladığı söylenemez.Yine de yazarın son sayfalarda verdiği duygu yoğunluğu beni şaşırttı o yüzden ne hissedeceğime karar veremiyorum.Birde bu kitap benim için çok özel bir zamanda elime geçti o yüzden de farklı anlamları var.Yani duygularım çok karmaşık bu kitap hakkında.Ben klişe bir yaz aşkı kitabı okuyacağımı sanırken yazar karşıma bambaşka bir şeyle çıktı.Tam heh şimdi şöyle olacak diye düşünürken yine bambaşka bir şey oldu.Ama şunu söylemem gerek ki bu bir aşk kitabı değil o hevesle başlamayın kitaba.Bu bir kızın kendini bulma hikayesi ama tamamlanamamış bir hikaye çünkü bu kitap serinin ilk kitabı.Okurken bu da sinirimi bozan bir unsur oldu açıkçası.Hayır zaten kitap kısacık hemen bitiyor neden devamını getirmedin sanki.İkinci kitabı okumayı pek istemiyorum açıkçası çünkü baş karakter olan kız sinirimi çok bozdu.Tamam ergenlik çağındasın, yalnızsın ama etrafında o kadar güzel insan var biraz mutlu olmayı dene.Bir kere Susannah diye bir karakter var orda.Kitapta en sevdiğim insan oydu benim.Her zaman her şeyin iyi yönünü gören sana kızı gibi davranan ve iki tane harika oğlu olan bir insan ki baş karakter bunlardan birine aşık.Yani kız daha ne istiyor ben pek anlamadım açıkçası.Belly olmasa bu kitap daha güzel olurdu zannımca.Yani yazın okuyacak çerezlik bir kitap arıyorsanız okuyabilirsiniz ama çok beklentiniz olmasın yazar güzelim karakterleri harcamış. 

31 Temmuz 2016 Pazar

Kitap Canavarlarıyla Blog Tur-Posiedon Varisi/Anna Banks Kitap Yorumu :)


Poseidon Varisi-Anna Banks

Herkese merhabalar :) Yazınız umarım güzel geçiyordur.Buralara çok sık uğramıyorum eskisi gibi ama bunu telafi etmeyi planlıyorum. :) 
Turlarımıza biraz ara vermiştik ama bence çok harika bir kitapla geri döndük. Poseidon Varisi tam yazın okumak istediğim türden bir kitaptı.Tabi içinde bol bol okyanus olması bunu kolaylaştırdı. :D Şaka bir yana çok sevdim ben bu fantastik hikayeyi.Karakterler çok tatlıydı.Aynı konuda fantastik kitap okumaktan sıkılanlar için ilaç gibi gelebilir çünkü bende ilk defa su altında yaşayabilen fantastik bir türün kitabını okudum.Bu arada kitap fantastik olmasının yanı sıra hem çok komik hemde romantik.Ben bir günde okudum ayrıca cildi ve kapağına da aşık oldum.
Galen ve Emma'yı bir daha okumak için sabırsızlanıyorum çünkü yazar tam burada klişeye dönecek hikaye dediğim anda başka bir şeyle karşıma çıkarak beni hep şaşırttı.Birde kitabın sonunda da en baştan beri süregelen sırrın hiçte tahmin ettiğim bir şey olmadığını gördüm.Bu yüzden de ikinci kitabı okumak istiyorum.
Denizaltı yaşamını yazarın iyi kurguladığını düşünüyorum devam kitaplarında o dünyayla ilgili daha çok şey öğrenecekmişiz gibi geliyor.
Kısacası benim keyif alarak okuduğum ve yazın okuduğum içinde sevindiğim bir kitap oldu.Fantastik kitaplarda farklı bir kurgu arıyorsanız birazda kafanızı dağıtacak bir kitap arıyorsanız poseidonu okuyun bence.
Son olarak çekilişler ve turların takibi için KitapCanavarlari :)

28 Nisan 2016 Perşembe

Isla ve Mutlu Son-Stephanie Perkins/Yorum


Isla ve Mutlu Son-Stephanie Perkins

Isla Lola'dan sonra büyük umutlarla başladığım bir kitap oldu.Lola'yı çok seven bir insan olarak Isla'yı da aynı şekilde seveceğime inanıyordum.Yine cildine, ayracına ve iç kapağına aşık oldum tabiki.Serinin kapaklarının rengini de çok seviyorum.Yabancı yayınları çok harika bir iş çıkarmış kapak konusunda yine. :)

Kitaba gelirsek ilk başlarda yine Lola gibi tatlı bir kitap olarak başladı.Ama sonra bir şeyler oldu ve kitap ortalara doğru kötüleşmeye ve bocalamaya başladı.Benim düşüncem yazarın bu sıralar pek yazamadığı oldu çünkü aynı şeyler tekrar etti sürekli kitapta.Tam hayalkırıklığıyla sevmediğimi söyleyecekken son sayfalarda kitap kendini toparladı.Hemde çok güzel toparladı.Kitabın kapağını mutlu kapayabileceğimi hiç tahmin etmemiştim Isla da ama yazar bir kez daha beni şaşırttı ve bu kitabı bana sevdirdi.

Ne Isla'yı ne de erkek karakterimiz olan Josh'u çok sevebildim.Bana bu kitabı sevdiren diğer yan karakterler oldu.Kurt,Hattie,Josh'un arkadaşları... Hepsi gerçekçi karakterlerdiler.Ayrıca başkarakterlerin kendilerini keşif sürecini okumakta çok hoşuma gitti.

Lola'yı sevdiyseniz Isla'yı da seversiniz bence.Sevmediyseniz de bu tatlı hikayeyi kaçırmayın derim. ;)


Stephanie Perkins

Gençlik romanları severlerin en yeni ve en gözde isimlerinden Perkins , South Carolina'da doğmuş ve hayatının büyük bir kısmını Arizona'da geçirmiştir.Yazarlıktan önce kitapçılık ve kütüphanecilik yapmış olan başarılı yazar,şimdilerde zamanının çoğunu kitap yazmakla geçiriyor.Kitapları bir çok dile çevrilmiş ve bir çok ülkede bestseller olmuştur.
Paris'te Aşk(Anna and French Kiss) kitabının yarattığı büyük başarılanın ardından Lola and the Bot Next Door adlı kitabını yayınlamıştır.

Facebook ve instagramdaki çekilişlerimize katılmayı unutmayın. :)


8 Nisan 2016 Cuma

Yabancı-Öznur Yıldırım/Yorum


Yabancı-Öznur Yıldırım

Sen cennetin varlığından gurur duy, ben cehennemi istiyorum.
 
Yağan kar şiddetini gitgide artırıyor, koyu renk saçlarıma tutunan kar tanelerinin sayısı çoğalıyordu. Konuşmadı, konuşmadım. Sessizlik... Aramızda her daim geçerli olan bir alfabeydi sessizlik. Ben de bu alfabeye bir kez daha boyun eğdim ve uzun, titreyen parmaklarımı avuçlarımın içine bastırdım. Elimi yanıma indirdiğimde avuçlarımda eriyen kar yere damladı...
Rengi, kan rengiydi.
Rengi, kaybın rengiydi.
Rengi, bir cinayetin rengiydi.

Yabancı çoğu kişi gibi benim içinde özel bir kitap.Geçen sene wattpadde keşfettiğim ve neredeyse her gün sabahlara kadar okuduğum bir kitaptı.Sonra devamı gelmedi bende zaten wattpadi sildim o aralar.Kitap olacağını duyunca çok sevindim çünkü benim için wattpadde kitap olmayı hakeden nadir kitaplardan biriydi.Öznur'un belki de çok sıradan bir konuyu alıp bu kadar güzel bir şeye dönüştürmesi kesinlikle büyük bir başarı.Ve bence kitap hakettiği ilgiyi görüyor.Bir oturuşta en az 100 sayfa okumadan başından kalkamıyorsunuz ve karakterler çok sağlam kurgulanmış.Öyle ki okurken gerçek birer insanlarmış gibi hissettiriyorlar.Bu kitabı kesinlikle bir vize-final döneminde elinize almayın.Yoksa benim gibi ders çalışmanız gerekirken kendinizi kitabı okurken bulabilirsiniz.
Az önce dediğim gibi hikayeyi önceden okumuştum ve herhalde tekrar okumam diyordum ama kitap elime geçince bütün işler değişti.En baştan okudum ve yine aynı heyecanla ne olduğunu bildiğim halde aynı hızla okudum.Zaten Ediz Çağıranı tekrar okumaya kalbim fazla dayanamadı.Arada kendimi mola vermeye zorladım çünkü gerçekten hayattan kopup gidiyorsunuz.Ve  eğer dikkat etmezseniz kendinizi sokaklarda Ediz diye dolanırken bulabilirsiniz. :D
Arkadaşlığı,yalnızlığı ve tabi aşkı çok güzel anlatan bir kitap olduğunu düşünüyorum Yabancının ve kesinlikle önyargıyla bakılmaması gerektiğini düşünüyorum.Öznur'un sağlam bir kalemi var umarım yolu açık olur ve gelecekte onu yine böyle güzel kitaplarla görebiliriz.
Bu arada kitap canavarları olarak kitabın çekilişini düzenliyoruz.Katılmak için: Kitap Canavarlari

30 Mart 2016 Çarşamba

Kargalar Meclisi/Leigh Bardugo/Yorum


Kargalar Meclisi/Leigh Bardugo

Kitap ilk elime ulaştığında gerçekten bu kadar güzel bir baskısı olabileceğini düşünmemiştim.Her tarafına farklı bir özen göstermiş yayınevi.Sayfaların kenarları bile siyah ve iç cildini dış cildinden daha çok beğendim.Baskısı ve kalitesi için teşekkür ediyorum öncelikle.

Yazarı birçoğumuz Grisha serisinden tanıyoruz.Gölge ve Kemik kitabını ilk çıktığı zamanlarda okumuştum.Kitabın geçtiği dünya ve yazarın hayalgücü hoşuma gitmişti ama karakterleri bir türlü benimseyememiştim.Kargalar Meclisinde yazarın bu konuda kendini geliştirdiğini gördüm.Kitabı okurken karakterler gerçek birer insanmış gibi hissettiriyor çünkü.Hırsızlar ve suçluları okuyoruz kitap boyunca ama yazar onları birer melek gibi göstermeye çalışmamış ki bu hoşuma gitti.Okurken ilk 100 sayfa boyunca eğer yazarın diğer serisini okumamışsanız biraz zorlanıyorsunuz çünkü kurulan dünya bambaşka.Ve yazar bu budur diye açıklamıyor kendiniz anlamalısınız ya da diğer serisini okumuş olmalısınız. :D Ben Gölge ve Kemiği okuduğum halde zorlandım çünkü yıllar oldu okuyalı.Yinede ilk 100 sayfadan sonra olaylar baya heyecanlı hale geliyor ve sayfaları nasıl çevirdiğiniz farketmiyorsunuz.

Kitabın birazda karanlık bir atmosferi var bu da hoşuma gitti okurken.Farklı bir fantastik hikaye arayanlara öneririm.Kesinlikle alışılmışın dışında bir dünya var karşımızda çünkü.Tüm o terimler ilk başta biraz kafa karıştırıcı olsa bile insan okudukça alışıyor.Eğer Gölge ve Kemik serisini okuyup sevdiyseniz bu kitap daha çok hoşunuza gider diye düşünüyorum.

27 Mart 2016 Pazar

Kargalar Meclisi/Leigh Bardugo/Playlist




Kargalar Meclisi-Leigh Bardugo



Hozier - Arsonist's Lullaby


                                               

James Vincent McMorrow - Wicked Games


MS MR-All The Things Lost



Two Steps From Hell-Star Sky


Ruelle-Until We Go Down

Çekilişlere katılmayı unutmayın :)















1 Ocak 2016 Cuma

Okuduklarım :)


Başmeleğin Öpücüğü-Nalini Singh

Kitaptan beklentilerim çok büyüktü çünkü ilk kitap olan Meleklerin Kanını 1 günde bitirmiş ve çok sevmiştim.Ne yazık ki Başmeleğin Öpücüğü için aynı şeyleri söyleyemiyorum.Öncelikle yazar ilk kitaptaki olayları aynen tekrar etmiş gibi hissettim tüm kitap boyunca.Karakterlerin başına gelen şeyler çok benzerdi ama bu sefer yapan kişiler farklıydı.Bneim için bir şey farkettirmedi isimlerin değişik olması.Ayrıca Elena ve Raphael'den de çok sıkıldım kitap boyunca.Devamlı aynı cümleleri içeren muhabbetler kurdular bir süre sonra baydı artık.Öyle kapağı ve cildi harika olmasına rağmen sevemedim bu kitabı.


Kızıl Kraliçe-Victoria Aveyard

Kızıl kraliçe ilk başlarda fiyatı yüzünden almayı düşünmediğim bir kitaptı.Sonra internette yarı fiyatına buldum ve aldım.İyiki almışım çok harika bir kitaptı.Film izler gibi heyecanla okudum her sayfayı.Karakterler olsun kurgu olsun hiçbir şey beni hayalkırıklığına uğratmadı.Birde okurken yaşadığım şoklardan da çok keyif aldım.Hemen ikincisi çıksın da okuyayım istiyorum.

Okurken dinlediğim şarkı:




Kurucunun Kızı-Amy Engel

Elinize aldığınız gibi bitecek bir kitap.Olumsuz yorumlar okudum ama ben çok sevdim.Özellikle Bishop karakteri favorim oldu.Ivy'nin seçimleri sonlara doğru üzsede haklı olduğunu biliyordum.Distopik bir kitap ama daha çok Bishop ve Ivy üzerine yoğunlaşıyor.Konusu biraz Eşleşme kitabına benziyor ama bence ondan çok daha güzel.


Kağıttan Kentler-John Green 

Bu kitabı okuyalı çok oldu hatta filmine bile gittim.Tek kelimeyle çok güzel hem kitap hem de film.Çok fazla olumsuz yorum var ama bence hiçbirini haketmiyor.Birde Aynı Yıldızın Altında'dan çok daha kaliteli olduğunu düşünüyorum.Satır aralarını iyi okumak gerek.

Filmini hala izlemediyseniz:


30 Aralık 2015 Çarşamba

Okudum :)



Uyku Kaçıran-Asena Meriç
Uyku kaçıran hiç beklemediğim bir şekilde farklı bir kitap olarak karşıma çıktı.Okumaya başladığımda bir korku kitabı olduğunu biliyordum ancak içinde bir sürü korku hikayesi barındıran bir kitap olacağını tahmin etmemiştim.Zaten kitabı ilk elime aldığımda siyah sayfaları ilgimi çekmişti.Her bölümün başında bulunan iki üç sayfa siyahtı.İlk başta bir anlam veremedim ama sonra kitabın son sayfasında Bram Stoker,H.p Lovecraft gibi isimleri görünce anladım.Siyah sayfaların dışındaki hikayeler bu büyük yazarlara aitmiş.Yani hikayeleri okurken genç bir yazara ait olduğunu düşünüyordum ama aslında usta yazarların hikayelerini okuyormuşum.Küçük bir şok geçirdikten sonra kitap daha çok hoşuma gitmeye başladı çünkü okuduğum hiçbir şeye benzemediğini farkettim.
Bir gün gibi bir sürede bitirdim çünkü çok akıcı ve sizi heyecanlandıran bir kitap.Yazarın hikayesi yarıda kesilip araya diğer korku hikayeleri girince o hikayeye ne olduğunu merak edip sayfaları hızla çeviriyorsunuz.Hem yeni bir yazarı tanımak hemde büyük yazarların korku hikayelerini okumaktan gerçekten keyif aldım.Hatta beklediğimden çok sevdim kitabı.Bu arada ikincisi de yakın zamanda çıkacakmış.Zaten kitabın sonunda yazarın hikayesi yarım kalmıştı devamında ne olacağını çok merak ediyorum.
Son olarak Carpe Diem yayınlarını ziyarete gittiğimizde bir tanıtım videosu çekmemi istediler.Bende bir şeyler konuştum.Sondaki tepkimi dikkate almayın. :D

Carpe Diem okul temsilcimiz Zehra, okuduğu kitabı senin için a...

Carpe Diem okul temsilcimiz Zehra, "Uyku Kaçıran" kitabını senin için anlattı...

Posted by carpediem kitap on 17 Aralık 2015 Perşembe

2 Aralık 2015 Çarşamba

Kitap Tanıtımı-Uyku Kaçıran/Asena Meriç


Uyku Kaçıran/Asena Meriç

Madam’ı ilk tanıdığımda, üniversiteyi yeni kazanmıştım. Öğrenciliğimin tuhaf günleri bu gökdelenli şehrin kalabalık ve işlek semtlerinden birinde tuttuğum evin sahibiyle tanışmamla başladı. Apartman tarihi bir hanın içerisindeydi. Ev sahibim olan Madam da bu apartmanın çatı katında oturmasına rağmen onu hiç görmemiştim. Kirayı her ay bir zarfın içine koyup kapısının altından atmam istenmişti. Madam’la karşılaştığım o geceyi hiç unutamıyorum. Kapısının altından hafif bir ışık sızıyordu. Tam eğilip elimdeki zarfı atacağım sırada bir gıcırtıyla kapı aralandı. Adeta ödüm patlamıştı. İçeriden solgun bir ışık, içime karlı bir ormanda yalnız kalmak korkusu düşüren bir müzik, nemli ve tuhaf bir koku geliyordu. Sessizce yaklaşıp içeriye baktım. Gıcırdayan yer tahtalarının sesleri eşliğinde soluk ışığın sızdığı odaya girdim. İşte benim tuhaf hikâyem o gece başladı...