okumak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
okumak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Mayıs 2015 Cumartesi

Yabancı Yayınları'nın Birkaç Kitabına Yorum :)




1)Baba,Dışarıda Bir Melek Var!-Fikret Topallı

Bu kitabı baya korkarak okumuştum çok iyi hatırlıyorum.Kimi öyküler sadece ürkütürken bazıları gerçekten iyi korkuttular.Dünyadan ve Türkiye'den şehir efsanelerinden bir derleme yapmış Fikret Topallı.Ki kendisinin seri katillerle ilgili kitaplarını hep okumak istemiştim.Ben kitabı çok zevk alarak ve ilginç şeyler keşfederek okudum.Böyle efsanelere veya korku hikayelerine ilginiz varsa bir göz atın bence. :)

2)Aşka Var Mısın?-Natasha Boyd

Eh bu kitabı duymayan kalmamıştır herhalde.Şimdilerde ikinci kitabı da çıktı ama ben alıp okuyamadım henüz.Jack Eversea ve Keri Ann'in hikayesi ilk başlarda çok sıradan gözüken ama okudukça sizi bağlayan cinslerden.Öyle ki kitabı bir günde bitirip etkisinden çıkamamıştım.Kitabın konusuna gelrisek: Jack Eversea bir megastar Keri Ann ise sıradan bir kasabada yaşayan bir kız.Jack bir olaydan dolayı Keri Ann'in kasabasına yerleşiyor böylece olaylar başlıyor.Tam bir yaz kitabı.Mutku eden cinsten.İkinci kitap için sabırsızlanıyorum.

3)Aşkın Müziği-Kylie Scott

Kitabın konusu gerçekten çok ilginç ve komik.Çok büyük bir yıldız olan David ile Vegas'ta,bir günde nasıl evlendiği hatırlamayan 21 yaşındaki Evelyn'nin hikayesi Aşkın Müziği.İlk sayfalarda kahkahalarla okuduğum bir kitap oldu ama sonrasında çok keyif almamaya başladım.Ama sorunun kitapta değil bende olduğunu düşünüyorum.Bu tarz kitapları sevenler büyük ihtimalle seveceklerdir.

4)Kördüğüm-Calia Read

Çok ilginç bir kitap.Kafanızı allak bullak edecek cinsten.Tabi önceden benzer bir kitap okumadıysanız.Şimdi kitabın ismini vermeyeceğim çünkü sonu anlaşılabilir.İşte ben o kitabı okuduğum için Kördüğüm'ün sonunu tahmin edebildim ve işin bütün büyüsü bozuldu.Yoksa güzel kitap.

5)Tersyüz-Amy Harmon

Of bu kitap çok fena.Yani başlarken bu kadar harika olabileceğini tahmin bile edememiştim.Okurken canınızı yakan ,kalbinizi paramparça eden,kısacası sizi mahveden bir kitap.Ambrose Young müthiş bir karakter.Bailey ve Fern'e ise söyleyecek söz bulamıyorum.Okuyun bu kitabı gerçekten aşırı derecede güzel.

6)Kızıl Tepe-Jamie Mcguire

Bu kadının kitaplarına karşı biraz önyargılıydım aslında.Araf kitabını yarım bırakmıştım.Ama  kitabın zombilerle ilgili olduğunu öğrenince koşa koşa aldım ve hemen okudum.Güzel,aksiyon dolu bir kitaptı ama beni biraz üzdü biraz da sinirlendirdi.Yine de zombileri tekrar okumak çok güzeldi.Devamı gelsin. :)

Yukarıdaki kitaplardan bazılarının şarkıları var benim için.İşte onlar :)

Aşka Var Mısın? için:


Tersyüz için:


Herkese keyifli haftasonları :)

30 Nisan 2015 Perşembe

Okudum :)


Demir Periler Serisi/Julie Kagawa :
1)Demir Kral
2)Demir Kız 
3)Demir Kraliçe

Bu seri daha çevrilmeden önce kapakları ve perileri konu almasıyla ilgimi çekmişti.Sonra Pegasus Yayınları seriyi çevirmeye başladı.Bende hiç bekletmeden ilk kitabı satın alıp okumaya başladım.
Demir Periler serisi en sevdiğim seriler arasında yer alıyor.Karakterleri olsun yaratılan dünya olsun her şeyiyle diğer serilerden farklı.Bütün o periler ve dünya mitolojisinden alınan yaratıkları okurken bambaşka bir dünyaya sürüklüyor insanı.Öyle ki kitaplar bitmesin, peri dünyasından çıkmayayım istiyorsunuz.
Meghan baş karakterimiz.İlk kitapta 16 yaşında bildiğimiz normal bir genç kız.En yakın arkadaşı Puck.Kendi hallerinde yaşarlarken bir gün Meghan babasının yaz divanının kralı olduğunu öğreniyor.Tabi birde kardeşinin periler tarafından kaçırılması var.Böyle başlıyor karakterlerimizin maceraları ve başlarına gelen onca şeyin üstesinden gelmeye çalışırlarken nefes alacak bir an bile olmuyor.
Birde çok sevgili Cait Sith'imiz yani kedi görünümlü bir peri olan Grimalkin var.Karakterlerin başı ne zaman derde girse bu kedi bir yolunu bulup onları kurtarmayı başarıyor.Sakın şimdi Grimalkin'i böyle yumuş tüylü sevimli bir kedi olarak hayal etmeyin.Huysuzun tekidir kendisi.Çocukların kendisini sevmesine izin vermez, hiçbir şey demeden görünmez olur...Ama en sevdiğim ve kitabın kilit noktalarında önemli bir yere sahip olan bir karakterdir Grimalkin.
Sanırım peri dünyasında iki divan olduğunu söylemem gerek.Yaz ve kış divanları.Eh tahmin edersiniz ki bunlar birbirlerine düşman.Meghan bir yaz prensesi, Ash ise kış prensi. Bu ikiliyi okumaktan da çok keyif aldım tüm seri boyunca.Ash harika, soğuk ama bir o kadarda fedakar bir karakter.Hatta uzun zamandır okuduklarım arasında en fedakar olanlardan.
Spoiler vermeden anlatabildiğim kadar yazmaya çalıştım.Gerçekten güzel kurgulanmış, akıcı ve eğlenceli bir seri.Puck beni tüm seri boyunca güldürmeyi başarmıştır mesela. Okuyun ve hayale edin bu seriyle.
Herkese iyi tatiller. :)

20 Nisan 2015 Pazartesi

Kitap Canavarları 20.Blog Turu-Eksik Parça/Michelle Hodkin-Playlist



Eksik Parça/Michelle Hodkin

BENİM PLAYLİSTİM


BANKS-WAİTİNG GAME


ANDREW BELLE-IN MY VEINS


EMİNEM-GUTS OVER FEAR


BEA MILLER-FIRE N GOLD


CROSSFIRE-BRANDON FLOWERS



YAZARIN PLAYLİSTİ



Flagpole Sitta - Harvey Danger
Little Talks - Of Monsters and Men
Ghost of the Beast - Kelli Schaefer
Misery - Soul Asylum
Cumbersome - Seven Mary Three
Fell On Black Days - Soundgarden
Sullen Girl - Fiona Apple
Concrete Wall - Zee Avi
Say Hello to Heaven - Temple of the Dog
I Know - Fiona Apple
Hem Me In - Amy Seely
Naked As We Came - Iron and Wine
Orange Sky - Alexi Murdoch
City Morgue - Kelli Schaefer
This Place Is A Prison - The Postal Service
Disposable Teens - Marilyn Manson



a Rafflecopter giveaway

27 Ocak 2015 Salı

Okudum :)



Tatlı Şeytan-Wendy Higgins

Dedim madem o kadar uzak kaldım ardarda biraz yorum gireyim. :)
Bu kitabı kitapyurdunun 2 tl kampanyasından aldım.Bayılıyorum o kampanyaya ama bazen yetişemiyorum öyle olunca sinir bozuyor çünkü bu indirim ilk 100 kitapta falan geçerli oluyor.
Her neyse kitaba gelelim biz. :D Ya ben bu kitabı umduğumdan çok sevdim.Açıkçası kampanyada görmeseydim alacağımı pek sanmıyordum.Ama iyi ki almışım çünkü çok sevdim ve yanlış hatırlamıyorsam bir günde falan bitirdim.Elinize aldığınız an akıp gidiyor zaten,aksiyonu falan bol bir kitap.Tabi birde karakterler var.Ben bu sefer kız karaktere gıcık olmadım.Bence Anna çok tatlı bir karakterdi ve ben onu okumayı sevdim açıkçası.Şimdi sıkı durun! Çünkü Kaiden Rowe'a geldi sıra.O nasıl bir insandır ya.Gerçekten okurken Kaiden diye ortalarda dolanasım geldi ama yapmadım niye çünkü artık üniversitedeyim yani biraz büyüyeyim dimi ama? :D Yan karakterlerde güzeldi bence ama onları biraz daha okumak isterim umarın ikinci kitapta daha çok olurlar.Bu arada kitaptaki o şeytan olayını çok sevdim.Çok orjinaldi bence.Söylenecek çok şey yok bence okuyun akıcı güzel bir fantastik kitap.Ayrıca Go!Kitap'ın harika kapakları ve mıknatıs olayı var.Fiyatı da gayet uygun diğer yayınevlerine göre.Ben seviyorum. :)

Bu şarkıyı yakıştırıyorum kitaba alkol olayı yüzünden ;)

Okudum :)


Duman ve Kemiğin Kızı/Laini Taylor

Söze nereden başlasam ki? Bu kitabın harikalığından herkes yeteri kadar bahsetti zaten.Ama bende biraz bahsetmek istiyorum.Öncelikle bu kadar büyülü bir dünya beklemiyordum.Yani ufak tefek şeyler duymuştum kitap hakkında ama böylesine farklı ve bu kadar büyük bir dünyayı hiç hayal etmemiştim.Birde Prag meselesi var tabi.Karou'nun yaşadığı onca büyülü dünya yetmezken birde Prag'ta yaşayıp görsel sanatlar üzerine eğitim alıyor ve harika resimler çizebiliyor.Şimdi izninizle kocaman bir çığlık atmak istiyorum.Haksızlık! Resmen insanlığa karşı işlenmiş bir suç ya birde Akiva diye bir olay var.Akiva nasıl anlatılır ki? Şimdi kitabı okuyanlar o sihirli diye bahsettiğim dünyaların pekte güzel olmadığını bilirler ama yine de insan imrenmeden edemiyor.Ben eski şehirleri,kendine özgü mimarisi olan yerleri çok severim.Hatta bu yaz o yüzden Safranbolu'ya aşık olmuştum.Sonuçta kitapta şehir bize çok güzel yansıtılmış olsa da kendi gözlerinle görmek gibi olamaz.Eğer hala Karou'yu yeteri kadar kıskanmadıysanız size mavi saçları olduğunu söylemem gerek.Harika bir şey ya.Dünyası ne kadar karanlık olursa olsun Karou'nun yerinde olmak isterdim.Hem yanımda Akiva varken her zorluğu aşarım ben. :D Fazla uzatmama gerek yok.O büyülü atmosferi,daha önce hiç okumadığınız inanılmaz bir dünyayı tanımak istiyorsanız okuyun bu kitabı.Bende en kısa zamanda ikincisini alacağım.
Bu arada uzun zamandır ortalarda değildim çok özlemişim yazmayı.Durumlar birazcık kötüydü ama hallettiğimi düşünüyorum.Zaten mutsuzken pek bir şey yazamıyorum bloga.Her neyse herkese bol kitaplı haftalar.. :)
Az daha unutuyordum kitabı okurken dinlemeniz için ;)

10 Ekim 2014 Cuma

Okudum+İzledim :)



Labirent:Ölümcül Kaçış-James Dashner

Baktım hala okumakta zorlanıyorum en iyisi bir şeyler yazayım dedim.Anlayacağınız hayatım hala bir düzene oturabilmiş değil.Üniversite olayına hala alışamadım.Bazen geçen yılı düşündükçe üniversitede okuduğuma inanasım gelmiyor.Fantastik bir şeymiş gibi...Yani durumlar bizde böyle.Bütün hocalarım yabancı ve hazırlık okuyorum.İngilizceyi çok severim ve gayet iyiyim bu konuda.(o kadar yabancı diziyi boşuna seyretmedik :D ) Ancak derslerde her daim ingilizce konuşulunca ister istemez bir afallıyor insan daha şimdiden okul dışında ingilizce düşünmeye ve bazende azıcık konuşmaya başladım.Sınıfta iyi güzelde dışarıda tuhaf oluyor :D İleri ki yıllarda ne olacağını hayal edemiyorum çünkü bölümüm %100 ingilizce.Neyse ki seviyorum...
Asıl konumuza kitaplara dönersem eğer,Ölümcül Kaçış kitabının yorumunu yapacağım bugün.Aslında okuyalı aylar oldu ama filmini izleyip beraber yorum yapmak için beklemek istedim. (yalan,üşendim) Geçen hafta heyecanla sinemaya gittik ablamla ve izledik filmi.İtiraf gerekirse kitabı filminin fragmanını izledikten sonra almaya karar vermiştim.Ve içimden bir ses filmin kitaptan daha güzel olacağını söylüyordu.Herneyse kitabı okudum ve çok beğendim.Zaten distopyalara bayılıyorum böyle kaliteli distopyalar beni benden alıyor.Kitapta hep bir aksiyon hep bir merak söz konusu ve filmde de bunu güzel yansıtmışlar.Açıkçası karakterler kesinlikle müthiş uyumlu olmuş.Thomas olsun Teresa olsun hepsi harika uyum sağlamış.Newt ve Minho'yu kitapta da seviyordum ama filmde ayrı bir sevdim.Zaten Newt'i oynayan çocuğu Taht Oyunları'ndan tanıyordum burda da harika oynamış.Yan karakterlerde çok güzel yani onu söylemek istiyorum.Kitap ve film kafamda biraz iç içe geçti ama böyle harmanlamayı çok seviyorum.Taht Oyunları serisinde de aynı şey geçerli benim için.Diziyle kitabı pek ayırt edemiyorum çünkü kitabı okuduktan sonra dizinin o sezonunu izliyorum.Tabi öyle devasa farklılıklardan bahsetmiyorum burda.Niye şimdi Taht Oyunları'na kaydım bilmiyorum.Yazmayı özlemişim sanırım ya da içimi dökmem gerekiyordu..
Kısacası Ölümcül Kaçış'ın kitabı da filmi de çok güzel.Filmin biraz daha aksiyonlu olmasını bekliyordum ama kesinlikle kötü değildi.Labirenti çok güzel yansıtmışlar mesela özellikle o yaratıkları ayrıca kitapla aynı şekilde bitti ki bu bana hala ikinci kitabı okumadığımı hatırlattı.Yani filmi izledikten sonra koşa koşa ikinci kitabı almak isteyeceksiniz.Neyse ki kendimi tuttum Tüyap'tan alacağım.Film hala vizyonda kesinlikle kaçırmayın ve sinemada izleyin çünkü sinemada izlemenin tadı başka bir şeyde yok.Mesela bu hafta seçilmiş kişi ve kayıp kız vizyona giriyor.Sırf bu filmleri sinemada izlemek istediğim için koşa koşa gidip kitaplarını alacağım yarın ve okuyup öyle gideceğim.Çünkü filmi izledikten sonra kitabını okuyamıyorum ve ikinci olarakta o filmler  sinemada izlenecek arkadaş! Gerçi bu benim düşüncem siz bana bakmayın :) Bu arada sahaflar festivaline gittim ama onu bile yazmamışım çok güzel kitaplar aldım süper fiyatlara,ayrıca yeni bir telefon aldım (lisede telefonum yoktu kullanmayı sevmiyorum) ve instagram hesabı açtım takip etmek isterseniz:hayalleriminpeşinde instagram ne alaka derseniz festivalden aldığım kitapların resmi var :)
Yorumdan başka her şeye benzeyen bir yazı oldu neyse siz siz olun Labirent serisini okuyun ve filmi de izleyin (sinemada!).
Kendinize çok iyi bakın ve mutlu olun çünkü buraya yazmak beni mutlu ediyor..Ayrıca haftasonu geldi keyfini çıkarın ve son olarak geçmiş kurban bayramınız mübarek olsun :):)..

25 Mayıs 2014 Pazar

Kitap Canavarlarının 9.Blog Turu/Deliryum-Lauren Oliver/Lauren Oliver Kimdir?


Karşınızda sevgili yazarımız Lauren Oliver.Fotoğrafta çok tatlı bir kadına benziyor :)

Yazarımız 1982 doğumlu Amerikalı genç yetişkin kitapları yazarı.Lauren Oliver Türkiye'de de çıkan Ben Ölmeden Önce,Deliryum ve henüz çıkmamış olan Deliryum serisinin devam kitaplarının yazarı:Pandemonium ve Requiem.30'dan fazla dile çevrilmiş kitapları var ve tahminde edebileceğiniz üzere New York Times bestselling listelerine girmeyi başarmış biri.Ayrıca çocuk okurları için yazdığı iki roman
2012 E. B. White Read-Aloud ödülüne aday gösterilmiştir.
Bunları Wiki'den arakladım şimdiki yazılar yazarın sitesinden alınmıştır.(Hepsini kendim çevirdim cümleler biraz bozuk olabilir :D)

Chicago üniversitesinde edebiyat ve felsefe okudum.Daha sonra yaratıcı yazarlık için NYU MFA programı için New York'a geri taşındım.Penguin Books'ta çalışmaya başladım ve orada çalışırken ben ölmeden önce'yi yazmaya başladım.2009 yılında tam zamanlı çalışabilmek için işten ayrıldım.
Yazmaktan başka sevdiğim şeyler:okumak,yemek yapmak,seyahat etmek,dans etmek,koşmak..
Kısıtlı ingilizcemle bu kadar oldu umarım yazarımız biraz olsun tanıyabilmişsinizdir. :)
Bir turun daha sonuna geldik :) Herkese keyifli okumalar diliyorum ve aşağıdaki resme de bayıldığımı söylemem gerek.Kitabı okursanız çok daha iyi anlarsınız. :)
Tüm turda yaptıklarımız için:

30 Nisan 2014 Çarşamba

Okudum :)


Bayan Peregrıne'in Tuhaf Çocukları/Ransom Riggs
Bu kitabı okuyalı uzun zaman oldu gerçekten.Sanırım geçen yaz okumuştum.O yüzden yazdıklarım sadece aklımdan kalanlardan ibaret olacak. :)
İtiraf ediyorum kitabı sırf ismi için aldım.Size de gizemli ve çekici gelmiyor mu? Kapağının güzelliği de bir artıydı benim için.Bu kitabın kitaplığıma geliş serüveni böyle.Tahmin ettiğim gibi okuduktan sonra yüzümü kara çıkarmadı.
Pekala itiraf ediyorum ilk yarısını geceleyin herkes uyurken okumuştum ve bir hayli korktum.Belki uyurken ışıkları açık tutmuş bile olabilirim...:) Size tavsiyem ilk yarısı biraz ürkütücü olduğu için sabah okumanız ya da korkmak istiyorsanız gece okuyun.Aslında kitap gerilim ya da korku kitabı değil ama öyle bir havası var.Issız bir ada terkedilmiş bir yetimhane,yetimhaneden gelen sesler.Okurken bile korktunuz dimi? :D
İşte Jacob dedesinin anlattığı hikayelerin gerçek olduğuna inanarak bu yetimhaneye doğru bir yolculuğa çıkıyor.Ancak Jacob'un dedesinin anlattığı yetimhane öyle sıradan bir yetimhane değil.Burada yaşayan çocukların tuhaf özel güçleri var.Jacob da çocukluğundan beri bu hikayeleri gerçek sanmış ama sonra büyüdüğünde inanmaktan vazgeçmiş bir genç.Yine de dedesinin anlattığı yetimhaneyi görmek bir nevi içindeki çocuğa da bu hikayelerin gerçek olmadığını kanıtlamak istiyor.Hikaye de tam anlamıyla burada başlıyor.
Kitabın konusundan öte beni kendine hayran bırakan (biraz da korkutan) içindeki fotoğraflar oldu.Hikayeyle birebir uyum sağlayan yazarın üzerinde neredeyse hiç oynanmamış olarak tarif ettiği fotoğraflar.Kitabın sonuna kadar gerçek olabileceklerine inanmamıştım ta ki şu sayfaları görene kadar.




Bunlar kitabın sonunda yer alan sayfalar.Bütün fotoğrafların koleksiyoncularının adları yer alıyor.

Bu kitabın fragmanı ancak filminin yakında çıkacağını ve filmi Tim Burton'un yöneteceğini okumuştum bir yerlerde,heyecanla bekliyorum. :)


9 Nisan 2014 Çarşamba

Okudum:)


ŞAHANE HATALAR/HEATHER McELHATTON

Bu kitabı şu zamana kadar okumadıysanız bundan sonra da kesinlikle okumayın.Çok fazla reklamı yapılmış saçma bir kitaptan öte bir şey değil çünkü.Malesef bende reklamlara kanıp okumak istedim bu kitabı.Tek kazancım kitaba para vermemiş olmam.Kuzenimin kitaplığında görünce ödünç almıştım.Kitap sizin vereceğiniz kararlara göre ilerliyor ancak karakter o kadar basit ki hangi yolu seçerseniz seçin o yine ne yapıp edip hayatını mahvetmeyi başarıyor.Kitap boyunca buna sinir olup durdum.Ara sıra seçimleriniz güzel bir sonla bitiyor ancak bütün bunlar beni yine de tatmin etmedi.Çok fazla şey bile yazdım bu kitap için sadece vakit kaybı uzak durun.!

8 Nisan 2014 Salı

Kuzey ve Güney / Elizabeth Gaskell / Kitap Canavarları 7. Blog Tur



Merhaba hepinize:) Daha önce Kuzey ve Güneyin BBC yapımı bir mini-dizisi olduğunu size söylemiştim.Bugün dizinin müziklerini paylaşacağım.Bu arada böyle melodiler ders çalışırken çok iyi gidiyor tavsiye ederim. :)


Alttaki çok güzel gerçekten..






Eğer internette ararsanız daha çok müziği olduğunu görürsünüz ben arasından beğendiklerimi paylaşmak istedim.Herkese iyi okumalar.Bu arada bu müzikler kitaplarla da iyi gider :)

7 Nisan 2014 Pazartesi

Kuzey ve Güney / Elizabeth Gaskell / Kitap Canavarları 7. Blog Tur

























Kuzey ve Güney / Elizabeth Gaskell

7.blog turumuzda sıra bana geldi.:) Bu kitabın turunu aldığımızda çok sevinmiştim çünkü aşk ve gurur gibi bir şey bekliyordum açıkçası.Ama umduğumu pek bulamadım.Arka kapakta gerçekten büyük ustaların yorumları var bu kitap için.O zamanın şartları için mükemmel bir kitaptı herhalde.Ancak fazla uzun ya da bana mı öyle geldi bilmiyorum.Bir klasiği eleştirmek gerçekten haddim değil aslında ama gereğinden çok ayrıntı var kitapta.Sıkılmadım diyemeyeceğim malesef..
Birde kitap çok fazla dram içeriyor gerçekten ardı ardına insanların öldüğünü okuyoruz ki bu da bana biraz fazla geldi.Şimdi diyeceksiniz kitabın beğendiğim hiç mi yanı yok? Elbette var bir kere bu kitap sadece sonu için bile okunur.Eğer okursanız ne demek istediğimi anlarsınız son bir sayfayla yazar gönlümü aldı diyebilirim.Belki kitap biraz daha kısa olsaydı.Daha az ayrıntı içerseydi.Tüm o işçilerin sorunları,grevler vesaire bunlara kitapta bu kadar çok yer verilmeseydi çok seveceğimi düşünürdüm.Çünkü Margaret Hale geröektende güçlü bir karakter.Kitaptaa başından bir sürü şey geçiyor ancak hepsinin üstesinden başarıyla gelmeyi başarıyor.Kısacası Margaret'ı sevdim :)
Bu arada kitabın mini bir dizisi var en kısa zamanda onu da izlemeyi düşünüyorum.


Tur Takvimimiz:)

Bu kitap ayracına da bayıldım:)


İki kişiye Kuzey ve Güney hediye ediyoruz.Katılmak isterseniz:


ve şansınızı arttırmak için aşağıdaki seçenekleri de yapmayı unutmayın :)

a Rafflecopter giveaway



Teşekkür ederiz altın bilek :)

28 Mart 2014 Cuma

Çok Yakında:)





Allah'ımmm ne kadar özlemişim buraları..Ygs en sonunda bitti.Sınavdan sonra ne kadar rahatladığımı tahmin edersiniz.Gerçi daha Lys var ama olsun :)
 
İşte sınavdan sonraki ilk turumuzda Kuzey ve Güney kitabını okumaya başladık.Şu afişin güzelliğine bakarsanız kitabın havasını anında anlayabilirsiniz.Bayılıyorum eski zamanlara..
Ben yine ortalarda çok gözükmeyebilirim sakın öldüm sanmayın :) Hepinize musmutlu ve bol kitaplı haftasonları diliyorum.Bana da dua edin sonuçlarım iyi gelsin :)

7 Şubat 2014 Cuma

Kitap Canavarlarının 6.Blog Turu-Mabet/Sarah Fine/Yorum


Mabet-Sarah Fine

Kitabı ilk elime aldığımda beklentim düşüktü.Hatta okumaya başladığımda ilk sayfalarda bu kitap nasıl bitecek diye düşünüyordum.Sonra daha kitabın ilk sayfalarında başkarakterlerden biri olan Nadia öldü. Lela'nın en yakın arkadaşı.Bundan sonra daha ne olabilir ki deyip günlerce kitaba elimi sürmedim.Tur takvimi belli olunca artık bitmesi gerek bu kitabın dedim.Ve sonra kitabı bu kadar beklettiğime pişman oldum.Kitap ilk bölümden sonra müthiş bir aksiyona sahip oluyor.Saatlerce elimden bırakamadım.Beklentilerimi bütünüyle aşan ve beni kitabın başında yaptığım yorumlardan dolayı utandıran bir kitap oldu.Açıkçası Malachi -esas oğlan:)- olaya dahil olunca hikaye apayrı bir yön kazanıyor.Yalnız her ne kadar Lela'nın güçlü karakterini sevsemde Malachi'yi bıraktığı zor durumlar epey sinirimi bozdu.Birde Nadia için o kadar çok çırpındıktan sonra Nadia'nın o halleri insana saç baş yoldurtacak cinstendi.Yine de Malachi karakteri tüm sinir bozucu olayları örtmeye yetecek cinsten bir karakter:) Okuduğuma çok mutlu olduğum bir karakter..
Hikaye bütün karakterler öldükten sonra başlıyor.İşin en ilginç yanı bu oldu benim için.Açıkçası kitabın Nadia'nın ölümüyle falan biteceğini sanıyordum ama daha en başında ölünce küçük çaplı bir şok yaşadığımı söylemem lazım :) 































Bu tamda Lela ve Malachi'yi özetleyen bir alıntı:)
Kitabı gerçekten sevdim hepinize tavsiye edebilirim..Herkese mutlu haftasonları:):)

18 Kasım 2013 Pazartesi

Kitap Canavarları'nın 4.Blog Turu/Ötekiler Arasında/Jo Walton :)




Herkese merhaba:) Kitap Canavarları'nın 4.Blog Turu'na hoşgeldiniz..Bugün güzel kitabımızın çevirmenini tanıyacağız neden diye sorarsanız o da bir yazar olduğu için cevabını verirdim:) Hemde fantastik kitaplar yazıyor ve çeviriyor.Karşınızda Mehmet İhsan Tatari..
 
Ayrıca çevirmenimiz Kayıp Rıhtım sitesi için yazılarda yazıyor.(Aşağıdaki yazı Kayıp Rıhtımdan alıntıdır.)
Son birkaç yıl boyunca kendi çapında kısa yazılar ve hikâyeler yazdı. Bir gün, “Neden yazdıklarımı internette yayınlayıp insanlarla paylaşmıyorum ki?” diyerek kendine soru yönelten yazar, Yorgun Savaşçı’nın Günlüğü adlı blog sayfasını oluşturmuş oldu.
Kısa bir dönem, ayda bir yayınlanan İstanbul Pazarolla Bahçeşehir dergisinde, blog sayfasıyla aynı ismi taşıyan köşenin yazarlığını yaptı. İnternette aylık olarak yayınlanan Blog Dergisi isimli e-yayında da bir buçuk yıla yakın bir süre incelemeleri yayınlandı. Dört yılı aşkın bir süredir çevirileri, makaleleri, incelemeleri ve kısa hikayeleriyle Kayıp Rıhtım sitesinde faaliyet göstermekte.
2010 yılında hem Kayıp Rıhtım ekibinin özverili çalışmaları, hem de sevgili Aşkın Güngör ve Vildan Ceyhan’ın manevi desteğiyle Yemin ve Öç isimli ilk kitabını yayınladı.
2011 yılında Aşkın Güngör’ün önerisiyle hikayelerini toparlayıp “Yitik Öyküler Kitabı” adıyla Bu Yayınevi’nden çıkan derlemesi okurlarla buluştu.
On yılı aşkın zamandır internet ve bilgisayar oyunlarıyla haşır neşir olan yazar, yazı yazmanın yanı sıra fantastik eserler okumaktan, PC’de oyun oynamaktan ve satrançtan hoşlanmaktadır.
 
 
 
 
YEMİN VE ÖÇ/M. İHSAN TATARİ
 
Özgürlüğünü yitiren genç bir barbar… Sert görünümüne rağmen altın gibi bir kalbe sahip bir cüce… Ve edilen bir intikam yemini.
Yemin ve Öç sizi Unutulmaz Diyarlar evreninde geçen eşsiz bir maceraya davet ediyor. Buzyeli Vadisi’nden Kılıçlar Denizi’ne, Uzunsemer’den Athkatla’ya kadar uzanan, orclar, korsanlar, devler hatta ejderhalarla dolu bir macera…
“Kılıçlarınızı kuşanın!”
M. İhsan Tatari’den unutulmayacak bir hikaye.
Okuyun ve siz de o eşsiz dünyanın bir parçası olun!
 
 
yitik-oykuler-kitabi-m-ihsan-tatari
 
Yitik Öyküler Kitabı/M. İhsan Tatari
 
Kılıçlar ve kalemler, şövalyeler ve hırsızlar, büyücüler ve cadılar, yaşayan ölüler ve insanlar, cesurlar ve korkaklar, dürüstler ve yalancılarla dolu dokuz farklı öykü.
Mısır'ın engin çöllerinden nükleer bir felaket sonrasının İstanbul'una, iblislerin hüküm sürdüğü alternatif boyutlardan gelecek zamanların cıvıl cıvıl üniversite kampülerine uzanan dokuz farklı anlatı.
Kimi zaman heyecanlandıran, kimi zaman duygulandıran, kimi zaman düşündüren, kimi zaman kahkahalar attıran dokuz farklı serüven.
Dokuzu da aynı yazarın kaleminden, dokuzu da tek kitapta, elinizde tuttuğunuz bu cildin sayfalarında...

Hayal gücünüzün kapılarını aralayın.
 
Yitik Öyküler Kitabı 2 - Bilekbüken
Yitik Öyküler Kitabı 2-Bilekbüken/M. İhsan Tatari
 
On...

Dokuzun daimi sıra arkadaşı, ezelden beri süregelen bir serinin devamı... Tıpkı bu kitabın da öncüsünün devamı olduğu gibi...
Hepsi birbirinden bağımsız on farklı hikâye bekliyor sizi bu sayfaların arasında. Gerilim, fantastik, bilim-kurgu ve polisiye türlerinde yazılmış on farklı anlatı... Geçmişin gölgesinden kaçan bir delikanlının ormanın derinliklerindeki bir evde yaşadığı gizem dolu maceralardan sevgilisinin kalbini kazanabilmek için elinden geleni ardına koymayan taş kafalı bir kahramana, tarihin tozlu sayfalarından kopup gelen ünlü kişilerin yer aldığı sıra dışı olaylardan ilham perisini İzmir'in arka sokaklarında arayan bir yazarın yaşadıklarına dek uzanan on farklı hikâye... Onu da yine aynı yazarın kaleminden, onu da yine tek bir kitapta, elinizde tuttuğunuz cildin sayfalarında...

Hayal gücünüzün kapılarını bir kez daha, bu kez ardına dek aralayın.
 
 
Geçmişin Gölgesi Geleceğin Laneti
 Geçmişin Gölgesi Geleceğin Laneti/M. İhsan Tatari
 
Titanik...

Dünya onu lüks ve şaşanın sınır tanımadığı, rekorlar kıran bir gemi, insanoğlunun o güne kadar yarattığı en muhteşem şey olarak tanımaya hazırlanıyordu. Oysa o, tarihe hafızalardan kolay kolay silinmeyecek bir faciayla geçti. Hepsi birkaç ihmâlkârlık ve talihsiz bir kaza yüzünden. Yoksa öyle değil mi?

Yıl 1912... İngiltere'nin önde gelen gemi yapım firması White Star Line, rakipleriyle başa çıkabilmek için daha önce emsali görülmemiş bir gemi yapma kararı alır. Ve yıl 2012... Finansal sorunlarla boğuşan ve iflasın eşiğine gelen White Star Line eski görkemli günlerine geri dönebilmek için kendilerine en çok ün getiren projeyi bir kez daha masaüstüne yatırmaya karar verir: Titanik...

İlk Titanik'in başına gelen gizemlerle dolu olayların aslı neydi?

Geminin batışı sadece talihsiz bir kaza mıydı, yoksa daha büyük ve daha kötücül bir şeyler mi iş başındaydı? Kazadan tam 14 yıl önce Titanik'in batışını birebir kaleme alan Morgan Robertson'ın sırrı neydi? Yeni Titanik üzerindeki kuşku ve uğursuzluk bulutlarını atıp öncüsünün makus talihinden kurtulabilecek mi?

Geçmiş ve gelecek arasında gidip gelen, iki farklı Titanik'i konu alan, gizem ve sürprizlerle dolu bir macera...

Korku edebiyatının büyük ustası Lovecraft'ın başyapıtı, insanlık tarihin tanıklık ettiği en büyük faciayla bululuyor.
 
Not:Geçmişin Gölgesi Geleceğin Laneti adlı kitabı bende var ve okunmayı bekliyor:) Kapağı ve konusu çok ilgi çekici.
 
Tur takvimimiz ve Facebook sayfamız:
 
 
 
Ve çekiliş...:)
 
 
a Rafflecopter giveaway

7 Eylül 2013 Cumartesi

Uzun Zaman Önce Okuyup Yorumlamaya Üşendiğim Kitaplar Kısım 3 :)

 
Hepinize kocaman bir merhaba:) Uzun zamandır yazamadım çünkü dershanem başladı:(
Bu yıl böyle malesef üniversite için çok çalışmam lazım ama elbette kitap okumayı aksatmayacağım:) İşte yine bir Uzun Zaman Önce Okuyup Yorumlamaya Üşendiğim Kitaplar yazısı..İyi okumalar:)
 
 
Siyah-Kırmızı-Beyaz/Ted Dekker
Bu serinin ilk üç kitabını temmuzda ardarda okudum.Gerçekten sürükleyici bir seri yalnız sizi uyarmam lazım elinizde tüm kitapları yoksa seriye başlamayın çünkü ben ilk kitabı bitirdikten sonra meraktan öldüm neyse ki bu çok uzun sürmedi çünkü 2. kitap elimdeydi:)
2 yıl önceki tüyaptan 30 tl gibi güzel bir fiyata almıştım bu kitapları o zamandan beri okunmayı bekliyorlardı.Pinuccia'nın okuma şenliğinde adının içinde renk geçen bir kitap okumamız isteniyordu benimde elimde bu seri vardı.Siyah'ı okuduktan sonra kendimi durduramadığım için hepsini okudum:) Birde serinin son kitabı(Bazılarına göre ilk.Seriye siyahtan ya da yeşilden başlayabiliyorsunuz,o yüzden adı çember serisi) Yeşil var.Onu da okumak için sabırsızlanıyorum.Kitapları tek tek değerlendirmek gerekirse en güzel kitabın Kırmızı olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim.3 kitabın arasında en kısa sürede okuduğum kitap oydu.Aksiyonu hiç durmadı.Paralel ya da artık her neyse iki dünya arasında kalan ve iki dünyayı da kurtarmaya çalışan Thomas Hunter'ın maceraları gerçekten çok güzel ve okunmaya değer.Daha önce Ted Dekker okuyanlar kalemini sevenler kaçırmasın bu seriyi.. :)


Aşk Bir Ayrılık Ötede/Sandra Brown
Bu kitabı ablam bir çekilişte kazanmıştı.Çok sevinmiştik tabi.Sandra Brown'un adını da çok duyuyordum ve merak ediyordum.Sonra kitap geldi ve okumaya başladım.Başlarda iyiydi güzeldi bir serinin 3. kitabı olduğu için yine okuma şenliğine uyan bir kitaptı.Ama neredeyse her romantik kitapta olduğu gibi bu kitabı da sevemedim.Sorun bende mi bilmiyorum bu türün her kitabı bana aynı geliyor.Sadece Judith'in sonsuza kadarını çok seviyorum.Geri kalan tüm kitaplar bana hep aynıymış hissi veriyor maalesef:( Bu türü sevenler kusura bakmasın ama bir kere daha anladım bu tarzı sevemediğimi...
 Herkese çok güzel bir haftasonu dilerim:)

16 Ağustos 2013 Cuma

Kargonun Getirdikleri:):)


Dün ve bugün toplamda 4 tane kargo geldi eve:) Yukarıdaki kargoların toplu görüntüsü:)



Herseydenbirtutamın bayram çekilişini kazanmıştım.Görünce nasıl mutlu oldum anlatamam kargonun içindeki güzellikler yukarıda.Hepsini çok sevdim tekrardan çok teşekkür ederim:):)


Marla'nın Elbisesi blogunda yapılan kitaplaşma ve kupalaşma etkinliğine katılmıştım.İşte bana gelen güzellikler.Özellikle Soğuk Kahve adlı kitabın gelmesine çok sevindim çünkü çok merak ediyordum:)
Teşekkürler Sena:)


Marc Levy'nin kitabını Kitap Okumak İster misin? adlı siteden istedim hemen yolladılar.Bu site evinize bedava kitap yolluyor ve hatta geri yollarken ödeyeceğiniz kargo parasını bile zarfın içine
koyuyorlar.Ben çok sevdim çok güzel bir uygulama:)
Gölge Oyunu kitabını internetten aldım onuda çok merak ediyorum:)
Herkese iyi haftasonları:)

13 Ağustos 2013 Salı

Uzun Zaman Önce Okuyup Yorumlamaya Üşendiğim Kitaplar Kısım 2 :)



Yazımın ikinci kısmına hoşgeldiniz:) Öncelikle hepinizin geçmiş bayramını kutlarım.
Benimkisi çok güzel geçti umarım sizinkide güzel geçmiştir:)Şimdi gelelim kitaplara..


1)Güneşi Uyandıralım-Vasconcelos
Şeker Portakalını okuyup çok sevmiştim.Kitabın devamının olduğunu duyunca hemen koşup devam kitabını aldım.Maalesef herkes gibi bende çok büyük beklentilerle başladım 2.kitaba.Şeker portakalında yaşadığım duyguları yaşayamadım güneşi uyandıralımı okuduğumda.Yinede eğer karşılaştırma yapmazsak güzel bir kitaptı.Kitabı okuyacaklara tavsiyem benim gibi beklentilerini çok yüksek tutmasınlar.Böyle yaparsanız Zeze'nin maceralarından zevk alırsınız.



2)Sherlock Holmes-Dörtlerin İmzası,Baskerville Laneti
Arkadaşımda Sherlock'un çizgi romanlarını görünce ödünç aldım.Okudum ama belki biliyorsunuzdur çizgi romanlarla aram pek iyi değil.Yani okuyorum ama bir keyif alamıyorum okuduğumdan.Yürüyen ölülerin çizgi romanını okurken de aynısını yaşamıştım.Neyse çizgi romanları okuduktan sonra yıllardır beni bir köşede bekleyen Sherlock kitabımı okudum.Kitap dörtlerin imzası adlı hikayeyi içeriyor.Çizgi romanda anlamadığım birçok şeyi kitapta anladım ve kesinlikle kitabını okumanın çok daha güzel olduğunu gördüm.Bana soracak olursanız kitabını okuyun derim çünkü çizgi romanda birçok diyalog atlanıyor.Zaten Sherlock okumanın asıl güzelliği Watson'la aralarında geçen diyalogları okumaktır.Bu arada dizinin 3.sezonun ilk fragmanı yayınlandı:)




3)Kanbağı-Rıchelle Mead
Bu seriyi öyle çok sevmiyorum ama yinede okuyorum:) Bunu da başka bir arkadaşımdan ödünç aldım.Kitap güzeldi,heyecanlıydı ama yinede tahminlerim hep doğru çıktığı için basit kaldı benim gözümde.Yinede sırf Adrianla Sydney'in aşkının nasıl başlayacağını merak ettiğimden devam kitabını okumayı düşünüyorum:)

Herkese bol kitaplı günler:)

3 Ağustos 2013 Cumartesi

Uzun Zaman Önce Okuyup Yorumlamaya Üşendiğim Kitaplar Kısım 1 :)



Başlığı gibi uzun bir yazı olacak bu yayınım:) Öyleyse hemen başlıyorum.İşte uzun zaman önce okuyup yorumlamadığım kitaplar:



1-Final-Becca Fitzpatrick
Ablam bu seriye hayran neden bilmiyorum.Bu kitabı sırf seri sonlansın diye okudum ama bir türlü sevemedim.Yani ne bileyim hep bir şeyler eksik geldi bana.Ayrıca son sahnede çok mantık dışıydı.Arkalarında savaş daha yeni bitmişken Patch'le Nora mutlu mesuttular ayrıca burada söyleyemeyeceğim kadar önemli biride ölmüşken.İnsan biraz üzülür...



2-Otomatik Portakal-Anthony Burgess
Kitabı okumaya başladığımda bu ne biçim bir kitap demiştim bu nasıl bir dil böyle? Sonra arka kapağı daha iyi okudum.Aynen şöyle yazıyordu:Burgess anti-kahramanı için yeni bir dil yaratır:Yakın geleceğin argosu 'nadsat'ı.O zaman kitabı daha dikkatle okumaya başladım ve bayıldım.Müthiş bir hayalgücü kim gelecekte gençlerin kullanacağı bir dille kitap yazmayı hayal edebilir ki?Müthiş bir kurgu ve gerçekçi bir distopya.Okumayanlara tavsiye ederim :)
Ayrıca filmi de ayrı bir güzeldi başkahraman cuk oturmuş:) Kitaptaki dili anlamak için filmi izleyin derim..







3-Kitap Hırsızı-Markus Zusak
Farklı bir kitaptı benim için bunun en önemli sebebi kitabın azrailin ağzından yazılmasıydı.Özellikle başkarakterin devamlı kitap çalıp onları okuması çok hoşuma gitti.Ayrıca Rudy karakterini de ayrı bir sevdim.Çok tatlıydı.Kitabın arka planında naziler var bu da kitabı ilgi çekici yapan başka bir taraf.Okumak isteyenlere tavsiye edebilirim.Dili çok sade ama güzel bir kitap.



4-Gölge Hırsızı-Marc Levy
Geçen yıl Can yayınlarının indiriminden almıştım bu kitabı.Bir türlü okumaya fırsat bulamamıştım.Ne okusam diye düşünürken elime bu geldi.İyiki de geldi.Nasıl sevdim anlatamam.Fantastik gibi dursada aslında pek öyle değil ama ben çok sevdim.Hiç ummadığım kadar güzel çıktı.Çocukluk ve hayalgücü çok güzel işlenmiş.Kitaptaki şu paragrafı okuyunca eminim kitabı okumak isteyeceksiniz:
-Bir gün,itinayla kuruladığı çaydanlığa günaydın derken yakalamıştım onu,dışarıdaki manzarayı seyredebilsin diye çaydanlığın ağzını cama doğru çevirip pencerenin önüne koymuştu.Bir de bana 'Hayal gücün çok fazla çalışıyor',der.-

Hepinize hayırlı ramazanlar:)

1 Ağustos 2013 Perşembe

Okudum:)



KARGALARIN ZİYAFETİ KISIM 1-2
Bu seri için söyleyecek çok şey kalmadı bence.Müthiş bir seri her kitabı ayrı bir heyecanla ve korkuyla okuyorum çünkü kimin öleceği hiç belli olmuyor. :) Serinin 4.cildi kılıçların fırtınasına göre baya bi geride kalıyordu.Neredeyse hiç baş karakterimiz yoktu bu kitapta.Ne Dany ne Tyrion ne de Jon.Şimdi okumayanlar bu kitabın hiç güzel olamayacağını düşünüyorlardır.Ama ben tam tersini iddia ediyorum hatta efsane olmuş karakterlerini kullanmadan bu kadar güzel bir kitap yazdığı için Martin'i ayakta alkışlamak lazım.Bir geçiş kitabı olabilir (ben öyle görüyorum) ama içindeki ufak ipuçlarını yakalayanlar için gerçekten büyük şeylerin geldiğini de gösteren bir kitaptı.Hatta ben bazı yerleri okuduktan sonra sonunda okurların intikamının yakın olacağını anladım. :) Ejderhaların Dansı'da yakın zamanda çıktı ama henüz alamadım çok merak ediyorum.
Bu arada Comic-con'da  3.sezona kadar ölen herkes için anma videosu yapmışlar.İzlerken az daha ağlıyordum.:(
3 sezonuda izlemeyenler için spoiler içerir!!




Herkese hayırlı ramazanlar:)