yabancı yayınları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yabancı yayınları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Nisan 2016 Perşembe

Isla ve Mutlu Son-Stephanie Perkins/Yorum


Isla ve Mutlu Son-Stephanie Perkins

Isla Lola'dan sonra büyük umutlarla başladığım bir kitap oldu.Lola'yı çok seven bir insan olarak Isla'yı da aynı şekilde seveceğime inanıyordum.Yine cildine, ayracına ve iç kapağına aşık oldum tabiki.Serinin kapaklarının rengini de çok seviyorum.Yabancı yayınları çok harika bir iş çıkarmış kapak konusunda yine. :)

Kitaba gelirsek ilk başlarda yine Lola gibi tatlı bir kitap olarak başladı.Ama sonra bir şeyler oldu ve kitap ortalara doğru kötüleşmeye ve bocalamaya başladı.Benim düşüncem yazarın bu sıralar pek yazamadığı oldu çünkü aynı şeyler tekrar etti sürekli kitapta.Tam hayalkırıklığıyla sevmediğimi söyleyecekken son sayfalarda kitap kendini toparladı.Hemde çok güzel toparladı.Kitabın kapağını mutlu kapayabileceğimi hiç tahmin etmemiştim Isla da ama yazar bir kez daha beni şaşırttı ve bu kitabı bana sevdirdi.

Ne Isla'yı ne de erkek karakterimiz olan Josh'u çok sevebildim.Bana bu kitabı sevdiren diğer yan karakterler oldu.Kurt,Hattie,Josh'un arkadaşları... Hepsi gerçekçi karakterlerdiler.Ayrıca başkarakterlerin kendilerini keşif sürecini okumakta çok hoşuma gitti.

Lola'yı sevdiyseniz Isla'yı da seversiniz bence.Sevmediyseniz de bu tatlı hikayeyi kaçırmayın derim. ;)


Stephanie Perkins

Gençlik romanları severlerin en yeni ve en gözde isimlerinden Perkins , South Carolina'da doğmuş ve hayatının büyük bir kısmını Arizona'da geçirmiştir.Yazarlıktan önce kitapçılık ve kütüphanecilik yapmış olan başarılı yazar,şimdilerde zamanının çoğunu kitap yazmakla geçiriyor.Kitapları bir çok dile çevrilmiş ve bir çok ülkede bestseller olmuştur.
Paris'te Aşk(Anna and French Kiss) kitabının yarattığı büyük başarılanın ardından Lola and the Bot Next Door adlı kitabını yayınlamıştır.

Facebook ve instagramdaki çekilişlerimize katılmayı unutmayın. :)


1 Ocak 2016 Cuma

Okuduklarım :)


Başmeleğin Öpücüğü-Nalini Singh

Kitaptan beklentilerim çok büyüktü çünkü ilk kitap olan Meleklerin Kanını 1 günde bitirmiş ve çok sevmiştim.Ne yazık ki Başmeleğin Öpücüğü için aynı şeyleri söyleyemiyorum.Öncelikle yazar ilk kitaptaki olayları aynen tekrar etmiş gibi hissettim tüm kitap boyunca.Karakterlerin başına gelen şeyler çok benzerdi ama bu sefer yapan kişiler farklıydı.Bneim için bir şey farkettirmedi isimlerin değişik olması.Ayrıca Elena ve Raphael'den de çok sıkıldım kitap boyunca.Devamlı aynı cümleleri içeren muhabbetler kurdular bir süre sonra baydı artık.Öyle kapağı ve cildi harika olmasına rağmen sevemedim bu kitabı.


Kızıl Kraliçe-Victoria Aveyard

Kızıl kraliçe ilk başlarda fiyatı yüzünden almayı düşünmediğim bir kitaptı.Sonra internette yarı fiyatına buldum ve aldım.İyiki almışım çok harika bir kitaptı.Film izler gibi heyecanla okudum her sayfayı.Karakterler olsun kurgu olsun hiçbir şey beni hayalkırıklığına uğratmadı.Birde okurken yaşadığım şoklardan da çok keyif aldım.Hemen ikincisi çıksın da okuyayım istiyorum.

Okurken dinlediğim şarkı:




Kurucunun Kızı-Amy Engel

Elinize aldığınız gibi bitecek bir kitap.Olumsuz yorumlar okudum ama ben çok sevdim.Özellikle Bishop karakteri favorim oldu.Ivy'nin seçimleri sonlara doğru üzsede haklı olduğunu biliyordum.Distopik bir kitap ama daha çok Bishop ve Ivy üzerine yoğunlaşıyor.Konusu biraz Eşleşme kitabına benziyor ama bence ondan çok daha güzel.


Kağıttan Kentler-John Green 

Bu kitabı okuyalı çok oldu hatta filmine bile gittim.Tek kelimeyle çok güzel hem kitap hem de film.Çok fazla olumsuz yorum var ama bence hiçbirini haketmiyor.Birde Aynı Yıldızın Altında'dan çok daha kaliteli olduğunu düşünüyorum.Satır aralarını iyi okumak gerek.

Filmini hala izlemediyseniz:


28 Eylül 2015 Pazartesi

Kitap Canavarlarının Blog Turu-Meleklerin Kanı/Nalini Singh-Kitap Yorumu


Meleklerin Kanı-Nalini Singh (Lonca Avcısı Serisi)

Kitap elime geçtiğinde konusu hakkında hiçbir fikrim yoktu.Sadece Artemisin ilk kitabını bastığını herkesin çok beğendiğini birde haliyle meleklerle alakalı bir hikaye olduğunu biliyordum.Sonra kitabı okumaya başladım.400 sayfalık kitap 24 saat içinde bitti.Kitabın içeriğine girmeden önce cildinin güzelliğine methiyeler düzmek istiyorum.İç cildindeki o tüy kalbimi fethetti.Çok asil duruyor.Kitabı okurken hep dış cildini çıkarıp okudum sırf arada o tüy resmine bakabilmek için. :D

Kitaba başlarken biraz tereddütlüydüm çünkü bu tarz kitapları çok okumuyorum.Ancak kitap öyle soluksuz okutuyor ki kendini sizin tereddüt etmeye vaktiniz kalmıyor.Sayfaları hiç durmadan çevirip biran önce sonunu getirmek istiyorsunuz.Çünkü ortada sırlar ve çözülmesi beklenen olaylar var.Kitap bir aşk hikayesi içermesine rağmen bol bol aksiyon barındırıyor bünyesinde.

Karakterlerimiz Elena ve Raphael.Tahmin edebileceğiniz gibi Raphael bir melek.Belki de kitapla ilgili tek sıkıntım Raphael'in ismiydi.Meleklerle alakalı dizi,film ne varsa hepsinde bir Raphael var.Herneyse Raphael öyle sıradan bir melek değil bir başmelek.Birde yaşadıkları dünya bizim bugün yaşadığımız dünya gibi değil.Okuyup kendiniz görürsünüz artık.Mesela Elena bir vampir avcısı,doğuştan.

Kitabın okuduğunuz süre boyunca sizi gerçek hayattan soyutlama gibi bir yeteneği var.Ortalıkta Raphael diye dolanabilirsiniz.Önceden uyarayım :D Birde heyecan sürekli dorukta.Ben kitap şimdi durulur,okurken sıkılırım falan diye düşünürken yazar beni hep ters köşe yaptı.

Son olarak çevirmenin bazı kelimeleri çok sık kullanması dikkatimi dağıttı.Çeviri güzel ancak bazı kelimelerde sıkıntı yaşadım.Yine de çok etkilemedi beni.

Kitabı okurken şunu dinlemenizi öneririm.


Birde çekilişe katılmayı unutmayın. ;)


a Rafflecopter giveaway

26 Eylül 2015 Cumartesi

Okudum :)


Lola ve Komşu Çocuk-Stephanie Perkins

Kitaba başlarken tatlı bir hikaye okuyacağımı biliyordum ama böylesine sevebileceğini hiç düşünmemiştim.Karakterler o kadar güzeldi ki kitabın gerçek olmasını istedim.Hemde öyle böyle değil.Yaklaşık 1 günde falan okudum kitabı ama bitince keşke daha yavaş okusaydım dedim.Sonunu merak ettiğimden hızlı okudum ama bazı ayrıntıları daha doya doya okuyabilmeyi dilerdim.Neyse çok sevdiğim kitapları anlatamıyorum ben pek. :D

Karakterleri kısaca tanıtmak istiyorum.Öncelikle hepimizin bildiği gibi Lola var.Kesinlikle sıradışı bir kız.Perukları,kostümleri ve parıltılı şeyleri seviyor.Hergün aynı insan olmak için çok kısa bir hayat bu felsefesini kabul etmiş bir kızımız kendisi.17 yaşında kendisinden büyük bir erkek arkadaşı ve bunu doğal olarak hiç onaylamayan ebeveynleri var.

Komşu Çocuktan bahsedecek olursak eğer kitabı bu kadar sevmemi sağlayan karakterdir kendisi.Her söylediği ve yaptığıyla kalbimde kocaman bir yere sahip oldu Cricket Bell.Lola'yla yaptıkları, çocuklukları, oynadıkları oyunlar vs. her şey bana kendi çocukluğumu hatırlattı.Çünkü çocukken bütün yazlarımı televizyonda sadece TRT 'nin çektiği bir yerde geçirdim ve can sıkıntısı hayalgücümü geliştiren en büyük etkendi.Tıpkı Lola ve Cricket gibi oyunlar oynardım.Bebeklerime falan ev yapardım.Bana bu anılarımı hatırlatması kitabı başka türlü sevmeme sebep oldu.Ayrıca Lola'nın kendini buluş yolculuğunu okumaktan gerçekten zevk aldım ve kendime de bir şeyler kattım bunları okurken.Bu kitaba basit olarak bakmayınca öğrenebileceğiniz şeyler olduğunu düşünüyorum.Ayrıca hayatınızda okuyabileceğiniz en kibar ve en tatlı karakter Cricket Bell olabilir.Benim kesinlikle ilk beşimde.

Son olarak kitaba bu kadar harika bir cilt yapan yabancı yayınlarına teşekkür etmek istiyorum.Bence her kitap böyle güzel gözükmeyi hakediyor.Bizimde yavaş yavaş bu özeni göstermemiz çok güzel.
Herkesin Kurban Bayramı mübarek olsun. :)

25 Eylül 2015 Cuma

Kitap Canavarlarının Blog Turu-Meleklerin Kanı/Nalini Singh-Yazar Hakkında


Nalini Singh

Lonca Avcısı,Psy Changeling ve Rock Kiss serilerinin New York Times ve USA Today Çoksatan yzarıdır. 1977 Fiji doğumludur,ancak Yeni Zelanda'da yaşamaktadır. Avukat olarak çalışırken,  İngilizce öğretmek üzere Japonya'ya kaçmıştır. Belki de bu yüzden olabildiğince seyahat eder. Nalini yazmayı, okumayı ve çikolatayı bir besin grubu olarak düşünmeyi çok sever. Yazar şu anda 39 adet kitabın sahibi ve halen bazı serilerini yazmaya devam ediyor. Lonca Avcısı serisini 2009 yılında yazmaya başlamış ve 2015'in Eylül ayında serinin 8.kitabı yayımlanmıştır. Seriye ek olarak 4 adet novella satışa çıkmıştır. Bunlar:

Angel's Pawn e-Special and in Angels' Flight
Angel's Judgment 
Angel's Wolf 
Angel's Dance'dir.

Daha fazlası için yazarın sitesi:


Twitter adresi:

@nalinisingh


a Rafflecopter giveaway

16 Mayıs 2015 Cumartesi

Yabancı Yayınları'nın Birkaç Kitabına Yorum :)




1)Baba,Dışarıda Bir Melek Var!-Fikret Topallı

Bu kitabı baya korkarak okumuştum çok iyi hatırlıyorum.Kimi öyküler sadece ürkütürken bazıları gerçekten iyi korkuttular.Dünyadan ve Türkiye'den şehir efsanelerinden bir derleme yapmış Fikret Topallı.Ki kendisinin seri katillerle ilgili kitaplarını hep okumak istemiştim.Ben kitabı çok zevk alarak ve ilginç şeyler keşfederek okudum.Böyle efsanelere veya korku hikayelerine ilginiz varsa bir göz atın bence. :)

2)Aşka Var Mısın?-Natasha Boyd

Eh bu kitabı duymayan kalmamıştır herhalde.Şimdilerde ikinci kitabı da çıktı ama ben alıp okuyamadım henüz.Jack Eversea ve Keri Ann'in hikayesi ilk başlarda çok sıradan gözüken ama okudukça sizi bağlayan cinslerden.Öyle ki kitabı bir günde bitirip etkisinden çıkamamıştım.Kitabın konusuna gelrisek: Jack Eversea bir megastar Keri Ann ise sıradan bir kasabada yaşayan bir kız.Jack bir olaydan dolayı Keri Ann'in kasabasına yerleşiyor böylece olaylar başlıyor.Tam bir yaz kitabı.Mutku eden cinsten.İkinci kitap için sabırsızlanıyorum.

3)Aşkın Müziği-Kylie Scott

Kitabın konusu gerçekten çok ilginç ve komik.Çok büyük bir yıldız olan David ile Vegas'ta,bir günde nasıl evlendiği hatırlamayan 21 yaşındaki Evelyn'nin hikayesi Aşkın Müziği.İlk sayfalarda kahkahalarla okuduğum bir kitap oldu ama sonrasında çok keyif almamaya başladım.Ama sorunun kitapta değil bende olduğunu düşünüyorum.Bu tarz kitapları sevenler büyük ihtimalle seveceklerdir.

4)Kördüğüm-Calia Read

Çok ilginç bir kitap.Kafanızı allak bullak edecek cinsten.Tabi önceden benzer bir kitap okumadıysanız.Şimdi kitabın ismini vermeyeceğim çünkü sonu anlaşılabilir.İşte ben o kitabı okuduğum için Kördüğüm'ün sonunu tahmin edebildim ve işin bütün büyüsü bozuldu.Yoksa güzel kitap.

5)Tersyüz-Amy Harmon

Of bu kitap çok fena.Yani başlarken bu kadar harika olabileceğini tahmin bile edememiştim.Okurken canınızı yakan ,kalbinizi paramparça eden,kısacası sizi mahveden bir kitap.Ambrose Young müthiş bir karakter.Bailey ve Fern'e ise söyleyecek söz bulamıyorum.Okuyun bu kitabı gerçekten aşırı derecede güzel.

6)Kızıl Tepe-Jamie Mcguire

Bu kadının kitaplarına karşı biraz önyargılıydım aslında.Araf kitabını yarım bırakmıştım.Ama  kitabın zombilerle ilgili olduğunu öğrenince koşa koşa aldım ve hemen okudum.Güzel,aksiyon dolu bir kitaptı ama beni biraz üzdü biraz da sinirlendirdi.Yine de zombileri tekrar okumak çok güzeldi.Devamı gelsin. :)

Yukarıdaki kitaplardan bazılarının şarkıları var benim için.İşte onlar :)

Aşka Var Mısın? için:


Tersyüz için:


Herkese keyifli haftasonları :)

28 Aralık 2014 Pazar

Cumartesi İlk 10: 2014'te Okuduğum En İyi Kitaplar

Zaten böyle bir şey yapmayı düşünüyordum bu etkinlik süper oldu. :D

İşte benim listem :)

1-İki Hayat Arasında-Jessica Shirvington


2-Pabucumun Ajanı-Asude


3-Yeni Dünya-Anna Carey


4-Aşka Var Mısın?-Natasha Boyd


5-Sorgu ve Yanıt-Patrick Ness


6-Sen Benim Diğer Yarımsın-Holly Bourne


7-Bir Sır Saklı İçimde-Julie Berry


8-Mabet-Sarah Fine


9-Demir Kral-Julie Kagawa


10-Dalga-Todd Strasser


Seçmekte çok zorlandım kesinlikle bu listede olmayan çok güzel kitaplar okudum. :)
Herkese iyi haftasonları :D

14 Kasım 2014 Cuma

Kitap Canavarları'nın 16.Blog Turu/İki Hayat Arasında-Jessica Shırvıngton/Yorum


İki Hayat Arasında-Jessica Shırvıngton

Kitabı az önce bitirdim.Çok fena bir haldeyim şu an.Bu kitabın beni bu kadar dağıtabileceğini kırk yıl düşünsem akıl edemezdim.Of cümleleri nasıl toparlayabileceğim hakkında hiçbir fikrim yok.O nasıl bir sondu ya nefes alamadım okurken ve Ethan...Sen nasıl bir karaktersin? Sen nasıl bir yazarsın ve böyle bir karakter yazmışsın Jessica? Bak hala içim acıyor ya ben bu kitabı fantastik okuyacağım diye elime almıştım bu kadar hüzünlü bir şeyle karşılaşacağımı hiç düşünmemiştim.Sabine sen ne kadar güçlü bir kızsın ya.Her iki hayatını da nasıl ustaca yönetiyorsun.Gerçek bir hayat yaşamak için elinden gelen her şeyi yapıyorsun ve sonra Ethan geliyor.Bütün planlarını altüst ediyor.Hayatlarının ikisi de sarpa sararken her şeyi düzeltmenin bir yolunu arıyorsun ve bir şekilde her şeyi yoluna koyuyorsun.Ya ben hayatımda çok az böyle bir kitap okudum.Şu an hala etkisindeyim ve uzun bir zaman böyle devam edeceğini tahmin edebiliyorum.Yazarın harika hayalgücü beni çok etkiledi.Yazdığı her karakter onların yaşadığı her olay o kadar orjinal ve kendine özgüydü ki burada anlatamam.Yazar karakteri her iki hayata da uyarlamış ve insanları o hayatlarına göre şekillendirmiş.Bu çok büyük bir yetenek çünkü biz aslında iki farklı Sabine okuyoruz kitap boyunca.Devamlı tek insan olmak isteyen bir tane hayat isteyen ama iki hayatta da farklı birer insan olan Sabine'i.Çok güzeldi ya ben buraya ne yazsam boş kalacak ne olur gidip okuyun ve okuduktan sonra bana yazın.Cidden bu kitabı konuşmaya çok ihtiyacım var.Böylesine harika bir kitabın değerini vermek istiyorum.İki Hayat Arasında'dan daha iyi bir ismi olamazdı bu kitabın..Ve yine Ethan'a dönmek istiyorum.Hiç böylesine düşünceli bir karakter okudum mu bilmiyorum.Konuştukları,yaşadıkları her şey çok güzeldi..Ben daha fazla yazmak istemiyorum bu kitabı okuyun lütfen!
Okurken de bu şarkıyı dinleyin bazı kısımları kitap için yazılmış gibi..
Yabancı yayınlarına bu harika kitap için sonsuz teşekkür..

a Rafflecopter giveaway

9 Kasım 2014 Pazar

Tüyap 2014 :)

Bu yıl sanırım ilk defa Tüyap'a açıldığı ilk gün gittim.Ablam ve iki kuzenimle beraber tramvay ve metrobüs ikilisinden sonra Tüyap'a vardık.Bu yıl Tüyap'ın benim için anlamı farklıydı çünkü 2 yıldır dersane yüzünden koştura koştura kitapları alır,eve gelip nefes bile almadan dersaneye koşardım.Ne kadar yorucu olduğunu tahmin edebilirsiniz sanırım.Bütün o poşetleri açmadan,verilen hediyelere, aldığım kitaplara doyamadan dersaneye gider orada da bir ton yorulur;eve geldiğimde hiçbir şeye halim kalamadan öylece yatardım ama bu yıl her şey değişti.Bugünleri ne kadar çok beklediğimi,haftasonlarını hiçbir şey yapmadan keyifle geçirmenin ne kadar müthiş bir şey olduğunu haftasonları dersaneye gitmeden ya da çalışmadan bilmek çok zor.Kendinize ayırabildiğiniz her anın keyfini çıkarın çünkü bunu yapamayan insanlar var..
Neyse ben yine konu dışına çıktım geri dönüyorum :) Tüyappp!! Yine harikaydı ve dün gitmeme rağmen hala kollarım ağrıyor. :)


Go! kitap harika bir stand yapmış ve çok beklenen kitapların da resmini koymuş.Standa bayıldım özellikle televizyonda The 100 dizisinin oynaması çok hoşuma gitti :) Diziye bayılıyorum..:D


Hemen yanında Arkadya yayınları vardı.Yine şeker mi şeker bir stand yapmışlar.Ablam ve kuzenim baya takıldılar burada çekiştirip götürmek zorunda kalacaktım neyse ki Sarah Jio kitabı alıp ayrıldılar:)


Çok şekerler :)


Yabancı yayınlarına meraktan uğradık.Çok tatlı bir kız vardı o ilgilendi bizimle.Aşka Var Mısın'a olan hayranlığımızı anlattık ablamla.Ama alacak bir kitabım yoktu o yüzden vedalaştık yolumuza devam ettik :)


Bütün Martı kitaplarını fuarda ucuz olduğu için fuara bekletiyordum.Standı görünce saldırdım :D
Merak ettiğim bütün kitapları gönül rahatlığıyla aldım.Çünkü hepsi 10 TL idi!! Diğer yayınevleri bu size gelsin!


Bak Nemesis'e laf edemem işte onlarda çok indirim yapıyorlar.Geçen sene Tüyaptan aldığım kitap baskı hatalı çıkınca bu yıl geri getirdim.Değiştirmezler diye korkmuştum çünkü fişim yoktu ve bu kitabı okumayı çok istiyordum.Ama standaki nazik kadın bizzat ilgilendi ve yenisiyle değiştirdi.O an o kadar rahatladım ve mutlu oldum ki anlatamam.İlginiz için teşekkür ederim Nemesis :)


Tutmayın beni diye bağırarak atladım bu standa tabi içimden :D Ya bir yayınevinin her kitabımı güzel olur ya.Kendime zor hakim oldum hepsini kucağıma toplayıp kaçasım vardı :D Tabi yine %20 gibi internette bile burun kıvırdığım bir indirimle gelmiş Pegasus.Sırf çantaları için aldım (desem yalan olur) :D


Ephesustaki kızlarda çok tatlıydı.Pabucumun Ajanı 2'yi konuştuk.Aslında Hiçliğin Kıyısında'yı almayı çok istiyordum ama çok pahalı ya :( Başka sefere dedim ve burdan da boş döndüm ama konuşmalarımız çok keyif vericiydi.Zaten bu blogu da o yüzden bu kadar çok seviyorum ya.Hiç tanımadığın insanlarla kitaplar hakkında konuşmak kadar güzel bir şey var mı?  :)




Ben bu sahneyi görünce bir gidip geldim :D Pekala bu standa ki rezilliklerimizi gören olduysa unutabilir mi? :D Her şey ablamın Aynı Yıldızın Altında kitabının film kapaklı baskısını görünce başladı :D Bir yandan bana diğer yandan çok tatlı kadın görevliye ağlandı.Defolu kapak var mı diye sordu bana verin falan diye :D O sırada ben koptum kuzenlerimde zaten bütün Tüyap boyunca ablamla bana güldüler.Öteki standda Senden Önce Ben poşeti bulamayan ablam bu standdan istedi onu görünce ben durur muyum bende Harold Fry'lı istiyorum dedim.Madem kitabını alamadım bari poşeti olsun diye :D Standdaki herkes bunlara şahit oldu arkadaki adamlar bile kıs kıs bize gülüyorlardı.Bir kere kendimizi kaybedince duramıyoruz ne yapalım? :) En sonunda ayrılmayı başardık buradan ama yine her şeyde gözüm kaldı :(



Pena yayınlarından Endgame'e şöyle bir bakıp geçtim.Yine başka sefere :(


Kuzenlerim yemek kitaplarıyla ilgilenirken bu sahneyi gördüm.Dev uyumsuz afişi.Allah'ım sana geliyorum dedim ve ablamı çekiştire çekiştire Artemis'e götürdüm.Artık ne kadar delirdiysem standı çekmemişim bile.Four'un çıkıp çıkmadığını sorduk matbaada dediler Tüyap'a yetişecekmiş.Ablam İpek Ongun'u çok sever yeni kitabının çıktığını duyunca hemen aldı.Bende severim ama onun kadar değil o bildiğin fanıdır.Her neyse standdaki o kıvırcık saçlı ablayla İpek Ongun'dan konuştuk Four'u ve Yoklar serisinin 5.kitabı olan Işık'ı sorduk birde ben çok merak ettiğim Ölmek İçin 13 Sebep kitabını sordum.Bir karışıklık olduğunu bazı kitapların gelmediğini söylediler.Bizde hep olmayan kitapları sormuşuz :( O kitapları alamadık belki ama stand görevlisi bizim çok ilgili olduğumuzu (ve sanırım birazda deli :D) görünce bize defter hediye etti.Aşağıda anlatacağım resmiyle beraber :)


Parodi'nin standına sadece Sen Benim Diğer Yarımsın kitaplarını görmek için uğradım :) Çok güzel indirimleri var onlarında.Ayrıca Derin Suları görünce 2.kitabı sordum çok yakında dediler bundan cesaret aldım Darkest Minds'ı sordum matbaada dediler yanlış hatırlamıyorsam :) Çok mutlu oldum ve sanırım adama birkaç kere ben Derin Suları çok seviyorum çok güzel falan dedim :D:D
Yayınevinin fanı olduğumuzu ablamla o kadar belli ettik ki adam kuzenlerimde dahil hepimize o müthiş defterlerinden verdi hemde üçer tane :D Hemde hiçbir şey almamamıza rağmen çok sevdim onları :)



Ve sırf Kaos Yürüyüşü serisinin son kitabını almak için geçtiğimiz koridora geri döndüğüm stand.
Çok  öksüz kalmış gibiydi Delidolu.Biraz üzüldüm açıkçası.Neyse ben serinin son kitabını elime alıp parasını öderken standdaki bir adam bu seriyi takip mi ediyorsunuz? diye sordu ben evet,çok seviyorum diye cevap verince bravo valla dedi.Buna daha da çok üzüldüm çünkü Kaos Yürüyüşü serisi müthiş bir seri öyle böyle değil anlatamam size.Okurken kafayı yediğiniz,korkunç bir kötü adama sahip olan,yazara bir sürü ödül kazandıran bir seri ve bunun değerinin bilinmemesi beni biraz üzdü.Siz siz olun bu seriye bir şans verin gerçekten pişman olmazsınız.


Sinema teması var bu yıl tüyapta :)


Go! Kitap'ın verdiği muhteşem poster.Harikalar ya :) 



İşte benim yeni hazinelerim.Hepsini değerlimisss diye seviyorum :D
Bu arada Doğan kitap ve Dex'in standlarını çekmemişim.Bunun sebebi Dex'in bu yıl beni biraz hayal kırıklığına uğratması sanırım.Artık klasik olmuş rozetleri yoktu ve indirimdeki kitaplar geçen yılla aynıydı.Küller ve Bana Dokunma serisinin son kitaplarını sorduğumda bilmediklerini öğrendim ve çok üzüldüm.İkisini de çok seviyorum çünkü umarım Dex bir an önce çıkarır son kitaplarını.
Bu arada birde İthaki yayınlarına uğradık.Burada da çok güzel sohbetler ettim stand görevlileriyle ablam ısrarla Ölümcül Tür kitabını almak istedi bende dizisinin (The Strain) kötüye gittiğini almak istemediğimi söyledim öyle orada birazda diziden bahsettik.:)


İşte o harika defter Artemis'ten :) İçi de kitaba benzetilmiş :)


Ben bu kitaba aşık oldum.Yo henüz okumadım ama kenarlarının siyah olması ve konusu beni benden aldı :) Ayrıca aldığım en cool kitap kendisi.Bitter çikolatamm :D


Otobüsle yorgun argın eve dönerken telefonla kargocu aradı ve kitabın geldiğini söyledi.Ben kollarımda kitaplarımla eve gelmeden eve başka bir kitap daha gelmiş :D Çok mutlu oldum tabi geldiğimde evde bir tane daha kitapla karşılaşınca.Bu arada sıradaki tur kitabımız olur kendisi:)


İşte Parodi'nin harika defterleri.:)


Son olarak mutluluğumun karesi :)
Bu arada instagramda daha aktifim oradan takip etmek isterseniz: hayalleriminpeşinde :)
Hepinize güzel haftalar :)

29 Ekim 2014 Çarşamba

Okudum :)


Aşka Var Mısın?-Natasha Boyd

Herkes gibi bende kitabın önce kapağına vuruldum.Rengi o kadar güzel ki insanın baktıkça içi açılıyor..Ayrıca bir şeyi baştan belirteyim bu kitabın ismi aşka var mısın değil benim için,eversea :)
Eğer kitabın konusunun ne olduğunu okumuşsanız veya bir yerlerden kulağınıza çalınmışsa çok klişe olduğunu düşünüp okumaktan vazgeçmiş olabilirsiniz.Evet konu klişe ama kitap klişe değil.En azından ben öyle düşünüyorum.Hem klişe olsa bile çok güzel bir kitap bir kenara atılmayı kesinlikle haketmiyor.Hollywood'un en gözde megastarından bahsediyoruz.Lütfen Jack Eversea yani :)
Allah'ım Jack Eversea deyince bile heyecanlanıyorum ya böyle bir şey olamaz.Keri Ann ne yapsın? 
İlk karşılaşmalarından itibaren elimden düşürmedim resmen kitabı zaten bir günde okuduğum düşünülürse hiç elimden düşürmedim :D Çok akıcı bir kitap hiçbir bölümün sonunda sıkılıp bırakamıyorsunuz.Keri Ann'in başına gelen benim başıma gelse yani gecenin bir yarısı dünyanın hayran olduğu,sinemada en sevdiğin kitap karakterini canlandıran bir insanı karşımda görsem konuşamazdım sanırım.Durumu baya iyi kurtarmıştı hatta o sahneyi okurken tek söyleyeceğin şey bu mu!!!? diye bağırmıştım içimden.'Sanırım burgerini geri istiyorsun' ne demektir ya.Orada biraz sinir olmuştum Keri Ann'a gerçi başka ne yapılır bilmiyorum :D
Cidden beklenmedik bir şekilde karşılaştılar ve ben olayların bundan sonra basitleşeceğini düşünürken yazar beni şaşırttı ve hiç beklemediğim bir ilişki yarattı Jack ve Keri Ann arasında.
Tabi her zamanki gibi işler ilk başta iyiyken sonra biraz tepe taklak oluyor bunları zaten kitabın en başından öngörebiliyorsunuz ama yine de okuması keyif veren bir kitap.Film izler gibi okunabilecek,bir günde bitebilecek bir kitap.Tabi sonra benim gibi ikinci kitabı deli gibi merak ederken bulabilirsiniz kendinizi.Evet ikinci kitapta var ama henüz çevrilmedi.Hala bekliyorum.Çünkü tahmin edebileceğiniz üzere ilk kitap heyecanlı bir şekilde ve soru işaretleriyle bitti.Sırf Jack Eversea için bile okunur bu kitap gerçekten Jack'le tanışmadan ölmeyin :)
Herkesin Cumhuriyet Bayram'ı kutlu olsun.Allah göçük altındaki işçilerin yardımcısı olsun..