okuyorum etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
okuyorum etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Mart 2014 Cuma

Çok Yakında:)





Allah'ımmm ne kadar özlemişim buraları..Ygs en sonunda bitti.Sınavdan sonra ne kadar rahatladığımı tahmin edersiniz.Gerçi daha Lys var ama olsun :)
 
İşte sınavdan sonraki ilk turumuzda Kuzey ve Güney kitabını okumaya başladık.Şu afişin güzelliğine bakarsanız kitabın havasını anında anlayabilirsiniz.Bayılıyorum eski zamanlara..
Ben yine ortalarda çok gözükmeyebilirim sakın öldüm sanmayın :) Hepinize musmutlu ve bol kitaplı haftasonları diliyorum.Bana da dua edin sonuçlarım iyi gelsin :)

12 Haziran 2012 Salı

Okudum:) Okuyorum:)



Yazlık bitti hemde 2 günde:) O kadar eğlenceli bir kitaptı ki nasıl akıp gittiğini anlamadım..Kesinlikle tavsiye ediyorum tabii yaz tatilinde olup şezlonga yayılıp okumak vardı bu kitabı ama nasip değilmiş.:( Adı gibi tam yaz tadında komik,eğlenceli bir kitap:)



veee şu yukarıda gördüğünüz güzellerde yepyeni kitaplarım.İkisini de merak ediyordum ve bir baktım ki indirimdeler hiç durmadım bir koşu gidip aldım.37 tl vermem gerekirken 22 tl verdim bu güzellere.Şimdi Başlayanları okuyorum çok ilginç bir konusu var ama yazardan mı yoksa çevirmenden mi kaynaklandığını anlamadığım bir şey var.O da bu kadar güzel konunun bu kadar basit anlatılması.Açıkçası bu sorunun yazardan kaynaklandığını düşünüyorum ve bence yazar güzelim konuyu böyle yaparak mahvetmiş..:( Bu beni çok üzdü okurken ama devam ediyorum neyse ki ortalara doğru biraz düzeldi gibi.

Arka Kapak

Biyolojik Savaş, orta yaşlı insanları yok etti ve geriye sadece gençler ve yaşlılar kaldı. Yaşlılar, yani Sonlayanlar, hayatlarına devam ediyorlar. Esas sorun ise gençler, yani Başlayanlar. Anne babaları öldü, beş paraları yok ve açlar.

Onlar hayatta kalabilmek için her şeyi yapmaya hazırlar. Callie'nin tek umuduysa bir beden bankası. Burası, yeniden genç olmak isteyen Sonlayanlar'a, kiralama yoluyla genç bir beden veriyor. Callie de bedenini kiraya veriyor çünkü paraya ihtiyacı var, hasta kardeşine bakabilmek ve yaşamını devam ettirebilmek için.

Kiracısı ise, Callie'nin bedenini bir cinayet işlemek için kullanmanın peşinde. Callie sistemde çıkan bir hata sonucu birden kendi bedeninde uyanıyor ama kiracısı hala sisteme bağlı. Şimdi tek bedenin içinde iki kişi var, bir de önlenmesi gereken bir cinayet.

Başlayanlar, uzak bir gelecekte, çıldırmış bir dünyada zorlu bir yaşam mücadelesi. Bu soluk soluğa macera ve gizem dolu kurgu, bilimkurgu ve distopya sevenlerin hafızasına kazınacak.


Yazar:Lissa Price

Sayfa Sayısı: 348
Dili: Türkçe
Yayınevi: DEX

Uyuyana kadarı okurken yorumlayacağım:)

11 Haziran 2012 Pazartesi

Okuyorum:)



Gülse Birselin kitabı çok güzel.Okurken bazı yerlerinde sesli sesli güldüğüm bile oldu.Adı gibi tam yazlık bir kitap:)



Maeve Binchy'i yıllardır okumak istiyordum sonunda okumaya başladım.Kitap güzel başladı.Hadi hayırlısı:)

3 Mart 2012 Cumartesi

Okuyorum!



Arka Kapak
Bütün Dünya Bir Türk Romanını Konuşuyor 
Genç Türk Romancı Serdar Özkan'ın ilk romanı Kayıp Gül bugüne kadar 29 dile çevrildi, 40'tan fazla ülkede basıldı. Kanada'dan Japonya'ya, Brezilya'dan Endonezya'ya, dünyanın dört bir yanında okurların büyük ilgi ve beğenisini kazanan Kayıp Gül, birçok ülkede haftalarca bestseller listelerinde yer aldı. 
Tüm zamanların en çok okunan ve sevilen kitaplarından St. Exupéry'nin Küçük Prens'i, Richard Bach'ın Martı'sı, Hesse'nin Siddarta'sı ve Paulo Coelho'nun Simyacı'sına denk tutulan Kayıp Gül, özgün bir “kendini keşfetme” romanı. 
Değişik kültür ve felsefeleri günümüzün modern yaşantısıyla iç içe sunan Kayıp Gül, Doğu'yla Batı arasında bir köprü eser niteliğinde. Sanki bu yönüyle, hem tarihsel hem de coğrafi anlamda Doğu ile Batı arasında bir köprü olan kültürümüzün çağdaş edebiyata akseden bir yansıması. 
Kayıp Gül'ün kahramanı Diana'nın peşine takılan okur, başta Türk kültürüne olmak üzere, Yunan mitolojisinden Yunus Emre'ye; William Blake'ten Sokrates'e; doğu mistisizminden Küçük Prens'e; Meryem Ana'dan Nasrettin Hoca'ya; modern yaşantıdan metafiziğe; gerçek dünyadan düşlerin dünyasına ve San Francisco'dan İstanbul'a uzanan bir yolculuğa çıkıyor. 
Kayıp Gül, evrensel mesajları ve kültürleri buluşturan, Doğuyla-Batıyı birleştiren yönüyle, özellikle kültür çatışmalarının giderek arttığı dünyamızda ümit veren bir eser. Kanada televizyonunda, Kayıp Gül'ün hayatında okuduğu en güzel öykülerden biri olduğunu belirten kitap eleştirmeni Christine Michaud, Kayıp Gül'ün bu yönüne özellikle dikkat çekiyor. Kayıp Gül için “Bu kitabın bizi birleştirmeye gücü var,” diyen Michaud, kitaptaki öykünün her insana hitap ettiğini söylüyor. 
Serdar Özkan romanlarında, farklılıklarımızdan çok ortak yönlerimize vurgu yapıyor. Yazar, değişik kültürlerden gelen insanların farklılıklarını kabul etmekle birlikte, yine de insan olarak benzerliklerimizin daha önemli olduğunu savunuyor. Üniversite eğitimi için gittiği Amerika'da dört sene yaşayan Özkan, bu düşüncelerinin orada, tamamen farklı bir kültürde yaşarken şekillendiğini söylüyor. Zaten Kayıp Gül de ikiz kız kardeşini aramak üzere İstanbul'a gelen Amerikalı Diana'nın öyküsünü anlatıyor. 
Kayıp Gül aynı zamanda, başkalarının beğenisini ve takdirini kazanmak uğruna düşlerinden ve kendinden ödün veren genç bir kızın öyküsü. “Başkaları benim hakkımda ne düşünür?” kaygısıyla hayallerini ve “kendi olmayı” terk eden ve bu yüzden sonunda dibe vuran Diana'nın kendini geri kazanma savaşının öyküsü. Bu savaşında ona St.Exupéry'nin Küçük Prens'i, Küçük Prens'in gülü ve İstanbul'un gülleri eşlik ediyor. 

Henüz okuyorum kitabı tam bir yorum yapamam ama güzel ve akıcı bir kitap olduğunu baştan belli ediyor.Yalnız kitapta canımı sıkan bir nokta var neden baş karkterlerin nerdeyse hepsi yabancı? Bir de hikayenin tamamının Türkiyede geçmesini isterdim.Bu kadar ünlü olmuş bir türk yazarın kitabının yarısı amerikada geçiyor.Bu pek hoşuma gitmedi.Neyse bu konuları geçelim eleştiriden çok övgüyü hakeden bir kitap.Hem ben kimimki böyle bir kitabı eleştireyim değil mi..Kitap güzel kolay okunuyor oldukça akıcı.Madem bizim yazar bu kadar ünlenmiş okumalı destek olmalıyız değil mi? (ben her ne kadar geç kalmış olsamda..) şimdilerde kitabın 2. si raflarda onu da merak ediyorum ama önce kayııp gülü bitirmeliyim..hepinize bol kitap dolu haftyasonlarıı...:):)

18 Şubat 2012 Cumartesi

Okuyorum:)








KEDİLER GÜZEL UYANIR/YEKTA KOPAN
Arka Kapak


"Beklenmedik bir anda, bir kitapla yaşadığın şaşırtıcı buluşma. Kütüphanede, rafta, çalışma masasında öylece durmakta, seni beklediğini bilmeden; zaten sen de farkında değilsin yaşanacakların. Karşılaşıyorsunuz. O senden daha cesur, sınırları yok. Sonrası kendiliğinden geliyor. Mutlusunuz. Hepsi bu."

Öyküler. Kısa öyküler. Çok kısa öyküler. 

Yekta Kopan, edebiyatın en değerli parçası kısa öyküyü titizlikle işliyor. İnsanı derinden kavrayan yalın anlatımıyla hayatın tüm karmaşasını içinde taşıyan çekirdek zamanların resmini yapıyor. Cümleler, sözcükler hatta harfler, bu kitapta birer notaya dönüşüyor ve hayatın gizli ahengini sezdiriyor. Kediler Güzel Uyanır usta işi bir kitap.

Yazar:Yekta Kopan

Sayfa Sayısı: 128
Dili: Türkçe
Yayınevi: Can Yayınları

İtiraf ediyorum kitabı sadece adı yüzünden satın aldım..sayılır:) Bir sürü blogta bu kitaba yapılan övgüleri okudum kitabın adına da bayıldım ve dayanamayıp aldım.İşte kitabı almamın hikayesi tam olarak böyle.Şuan  yarısındayım.Okurken içimi huzur kaplıyor.Tıpkı bir kedinin uyanışını izlemek gibi.Sanırım yazarda böyle düşünmüş olmalı ki kitaba bu ismi vermiş.Neyse lafı fazla uzatmıyorum kendinize iyi bakın.keyifli okumalar:)