arkadya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
arkadya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Mayıs 2013 Perşembe

Okudum:)



YAĞMUR SONRASI//SARAH JIO
Yazarın adını mutlaka duymuşsunuzdur kendisi Mart Menekşeleri adlı kitabında yazarıdır.Yayınevi bu kitabı yollayınca pek bir sevinmiştim.Kapağına püsküllü ayracına baskısına bayıldım kitabın öncelikle bunu söylemek istiyorum.Kitap başlarda güzeldi yalnızca Kitty karakteri biraz sinirimi bozuyordu.Ama sonra bir şeylerin çok çabuk geçiştirildiğini hissettim.Yani ne bir duygu hissedebildim okurken ne de başka bir şey.'Romantik bir kitaptan başka ne beklenebilirki?' diye düşünmeden edemedim açıkçası..Belki kitabın tarzı bana uymuyordu bilmiyorum ama Westry ile Anne'nin aşkını daha çok hissedebilmek isterdim.Maalesef biraz hayalkırıklığına uğradım diyebilirim.Kitabın tek güzel yanı bungalovdu benim için.Okuyanlar bilirler.Öyle bir kulübem olsun istedim okurken.Ağaçların arasında kimsenin bulamayacağı küçük bir kulübe.
Arkadya yayınlarına çok teşekkür ediyorum. :)

Bu arada bilirmisiniz bilmiyorum Doğa İçin Çal adlı bir olay var.Yeni keşfettim ben hergün dinliyorum sizde dinleyin istedim:)




26 Nisan 2013 Cuma

Okudum:)



ŞEYTAN VE ŞAİR/JOHN UNDERWOOD

Uzun zamandır böyle bir macera kitabı okumamıştım.Okuduktan sonra bu türü özlediğimi farkettim.Kitabın başları biraz sıkıcıydı ama zaten böyle kitaplar hep sonradan açılır.:) Kitaba başlarken pek inancım yoktu.Yani koskoca Shakespeare'i yalanlayan bir roman.Spoiler vermek istemiyorum ama kitap çok büyük iddialar içeriyor.Okurken çok şaşırdım açıkçası ve inanmak istemedim ama yazar öyle iyi ispatlıyor ki her şeyi,inanmaktan başka çaresi kalmıyor insanın.Bütün belgelerin gerçekliğini savunuyor yazarımız ve kitabın sonunda yazan şeye dikkatinizi çekerim:Kendi ülkesinde yayınlanmamış bir kitap bu.Kitaba başlarken beni en çok meraklandıran şey  neden yayınlanmadığıydı.Okuduktan sonra anlıyoruz:).
Yalnız yazar bazen aynı şeyleri tekrarlıyor kitabında ve bu oldukça rahatsız etti beni ama bunlarda hep kitabın başlarında.İlk 100 küsür sayfadan sonra kitabın ilerleyişi,akıcılığı çok daha iyileşiyor o yüzden bunları gözardı edebiliyoruz.Ama kitabın sonunu daha farklı bekliyordum biraz hayalkırıklığına uğradım sonradan kitabın orjinal adının:The Shakespeare Chronicles olduğunu hatırladım,kitabımız bir seriymiş yani.Zaten çoğu şey havada kalmıştı 2. kitabı çıksın onu da okumayı düşünürüm.
Eklemek istediğim son şey tarihte ne kadar çok yanlış bildiğimiz şeylerin olabileceği.Kitabı okurken devamlı bunu düşündüm.Belki kitap doğru değildir bilemem ama çoğu bildiğimiz şeyin yanlış olduğunu ispatlıyor bize..
Kitabı bana yollayan Arkadya Yayınlarına teşekkür ediyorum:)
Hepinize iyi tatiller:)

9 Nisan 2013 Salı

Kitap Tanıtımı:)



Onlar Gelmiş Geçmiş En İyi Bilinen Bilinmeyenlerdir…
ŞEYTAN ve ŞAİR

“Kadim dost, İsa aşkına,
Dağıtma bu mezarın tozunu.
Bu mezar taşını koruyanı Tanrı korusun,
Ve kemiklerimi yerinden oynatana lanet olsun.”

Bu dörtlük, masum bir mezar kitabesinden çok daha fazlasını anlatıyor olabilir mi? İnsanlığın en önemli isimlerinden biri olan eşsiz şair ve oyun yazarı Shakespeare, gerçekten bir dâhi mi, yoksa bir sahtekâr mıydı?

Geçmişten günümüze kadar süren, dört yüzyıllık bir sırrın peşine düşen ünlü Profesör Desmond Lewis, California’da vereceği bir konferansla tüm dünyayı yerinden oynatacak gerçeği açıklamak üzeredir. Yola çıkmadan önce eski dostu, gazeteci Jake Fleming’le iletişime geçer. Yayımlanacak olan kitabı ile ilgili fikrini almak istiyor ve yalnızca ona güvenebileceğini söylüyordur. Ancak profesör California’ya varmadan kitabıyla birlikte esrarengiz bir şekilde ortadan kaybolur. Ondan geriye kalanlar, Golden Gate Köprüsü’ne terk edilmiş kiralık bir limuzin, içi kıyafet dolu bir bavul ve üzerinde adının bulunduğu belgelerden ibarettir. Polisler durumu tek bir kelimeyle açıklamaktadır: İntihar…

Dostunun intihar etmiş olabileceğine inanmayan Jake ise profesörün başına gerçekte ne geldiğini ve kayıp kitabın neyle alakalı olduğunu bulmaya kararlıdır. Ancak bu sandığı kadar kolay olmayacaktır. Anlamsız şifrelerden oluşan bir listeyle çıktığı bu yolculuğun, kendi hayatıyla birlikte sevdiklerininkini de tehlikeye attığını fark ettiğinde, çoktan ‘kaplanın yuvası’na girmiş olacaktır.


John Underwood’un usta kaleminden çıkan Şeytan ve Şair, gerçek belgelere dayandırılmış, ezber bozan bir roman.

Kitap Videosu :




Yazar Tanıtımı:

Gerçek adı Gene Ayres olan yazarımız hem E.C Ayres adıyla hem de John Underwood adıyla romanlarını yayınlamaktadır. Syracuse Üniversitesinde Yaratıcı Yazarlık diplomasını aldıktan sonra yedi yıl New York üniversitesi, Metropolitan uygulamalı araştırma merkezinde kısa film yapımcılığında çalıştı ve daha sonrada PBS televizyonu için diziler yazdı ve yapımcılığını yaptı.
Los Angeles’a taşındıktan sonra da yerel televizyonlarda çalışmaya devam etti. Daha sonra sinemada da çalıştı ve 1982 yılında warner brothers writers fellowship’in sahibi oldu. 1989 yılında Hollywood’u bırakarak Florida’daya döndü ve Florida’da geçen bir polisiye yazmaya başladı. Bu süre zarfında, yazmanın yanı sıra, yalnız bir baba olarak küçük oğlu ile ilgilendi ve TV Channel 10 için film eleştrileri yazdı. 
1992’de film dünyası içine yeniden çekildi ve New Mexico’ya taşındı, bundan tam bir hafta sonra ilk kitabının St. Martin’s Press ve Private Eye Writer’s Association tarafından düzenlenen Amerika’nın en iyi ilk romanı yarışmasını kazandığını öğrendi ve kitabı Hour of Monatee, E.C. Ayres adıyla 1994 yılında St.Martin’ Press tarafından yayımlandı.
1994’te ikinci romanı Tony Lowell Mystery, 1997’de Night of the Panther, 1998’de Lair of the Lizard yayımlandı.
1998 – 2004 arası Şeytan ve Şair’in çalışmaları esnasında İngiltere’ye birçok ziyarette bulundu ve kitap içinde, romanın bir karakteri; Desmon Lewis tarafından yazılan bir kitabı üzerinde çalıştı.
Artık oğlu üniversite yaşına geldiğine göre Gene’in değişiklik yapma imkanı vardı ve Çin’deki öğretmenlik teklifi gelince evini satarak taşındı ve hiç arkasına bakmadı; yazmak için hariç. Çin macerası yep yeni ufuklar açtı ve yeniden yazmaya başlayarak beş kitap bitirdi.
Inside the New China, Black Dragon River, Şeytan ve Şair (The Shakespeare Chronicles), Licensed to Kill, Toon Man
Şeytan ve Şair(Il Libro Segredo di Shakespeare /The Shakespeare Chronicles), yazarın John Underwood adıyla yazdığı romanıdır ve yedi dile çevrilmiştir. Kitap, edebi gerilim türünde, Da Vinci Kodu sınıfında bir romandır ve John Underwood adı ile Roma’da yayımlanmıştır. Bu da bir ilktir; İtalya’da hızlıca çok satanlar arasına giren kitap, bestseller olarak yabancı dillere çevrilmiş ancak yazarın ana dilinde, Amerika ya da İngiltere’de henüz yayımlanmamıştır.
Ayres, kızı ve eşi ile birlikte Seattle’da yaşamaktadır.