delidolu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
delidolu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Ağustos 2015 Perşembe

Okudum :)


Kaos Yürüyüşü Serisi/Patrick Ness

1)Umut Bıçağı
2)Sorgu ve Yanıt
3)İnsan Denen Canavar

Bu seri için söylenecek çok şey var ama söylemek biraz zor işte.Öncelikle size karakterleri ve yaşanılan dünyayı biraz anlatayım tabi spoiler vermeden.Sadece görüşlerimi yazacağım olayları değil.
Öncelikle başkarakterimiz Todd yanlış hatırlamıyorsam ilk kitapta 13 yaşında falandı.Şimdi ben 13 yazınca siz sakın bu kitabı çocuk kitabı olarak görmeyin.Çocukların okuyamayacağı kadar gerçek bir kitap çünkü ve zaten aldığı ödüllerde bir çocuk kitabı olmadığını apaçık gösteriyor.Todd sadece erkeklerin yaşadığı bir kasabada yaşayor ve kasabadaki en genç insan o.İlk kitabı biraz unuttum çünkü okuyalı çok oldu.Todd bu dünyada hiç kadın olmadığını düşünen bir çocuk tabi bu ilk kitabın en başlarında sonrasında nasılda yanıldığını anlıyor.Çünkü Viola ile tanışıyor.Viola belki de şu zamana kadar okuduğum en harika genç kız karakter.O da Todd gibi 13 yaşındaydı yanlış hatırlamıyorsam.Bu ikilinin yaşadıkları dünyada erkeklerin düşünceleri diğer insanlar tarafından duyulabiliyor.Yani bütün erkeklerin zihinlerini okuyabiliyorsunuz.Bu yüzden de çok gürültülü bir dünya.Yazarın kadınları sessiz göstermesi bana çok manidar geldi.Bu anlattıklarım yaşadıkları dünyanın tuhaf olan ilk kısmı.Ayrıca bu dünyanın asıl sahipleri olan uzaylı ırkı Manklar var.Çünkü bu karakterler bizim dünyamızda değil başka bir gezegende yaşıyorlar.Yani insanları Amerikalılar Mankları da Kızılderililer olarak düşünebiliriz.
Kitaptaki her tuhaflığın temsil ettiği şeyler olduğunu düşünüyorum.Özellikle Ses olayı çok şey anlatıyor ancak bunları kitabı okuyup görmek gerek.Birde kitabın olmazsa olmazı bir kötü karakteri var.Allah düşmanımın başına vermesin diyebileceğiniz bir kötü karakter.Kitabı okurken ömrünüzü yiyen, kafanızı duvarlara vurduran bir kötü karakter.Öyle ki seri boyunca Büyük Başkan Prentiss'i boğmak istedim.Atlattıkları her olaydan sonra daha bu çocukların başına ne gelebilir ki diye düşündüğüm anda bu adam yeni bir pislik yaparak beni şaşırttı.O yüzden önceden uyarayım David Prentiss'i okumaya hazır olarak başlayın bu seriye.
Ayrıca aksiyonun hiç kesilmediği bir üç kitaptan bahsettiğimi de eklemem gerek.Sayfalar sizin 
elinizde olmadan akıyor sanki.Özellikle her kitabın sonlarına doğru heyecandan öldüğüm doğrudur.
Çok bir şey yazmak istemiyorum aslında bence alınıp okunması gereken bir seri.Todd ve Viola gibi iki harika karakteri okumak için bile koşa koşa gidip alın bu seriyi.Ayrıca insanların yanı sıra harika hayvanlarda var.Son olarak söyleyeyim hayvanlarında sesi var ve benim kitapta en çok sevdiğim şeylerden biri de onların konuşmaları dinlemekti. :)

23 Haziran 2014 Pazartesi

LYS Dönemi Okuyup Yorumlayamadığım Kitaplar :)


Aslında bu sadece bir kısmı :)
1)Kaldırım Mühendisi-Mehmet Nafi Artemel
Aylar oldu bu kitabı okuyalı gerçi hepsi için böyle :)
Kitabı güzel ve eleştirel olduğu hatırlıyorum ama baş karakterin saflığına sinir olduğumu da hatırlıyorum.İlginç bir kitaptı.

2)Cipcip-Onur Yalçın
Ablam bir çekilişte kazanmıştı bu kitabı.İlk kısımları gerçekten çok acıklıydı ve güzeldi.Hüzünlü bir kitap bu tarz kitaplar hoşunuza gidiyorsa okuyun derim pişman olmazsınız.

3)Delifişek-Jose Mauro De Vasconcelos
İlk kitaptan sonra serinin devamı hep hayal kırıklığı oldu benim için,keşke hiç yazılmasaymış dedim içimden.
O güzelim Zeze karakterini yazar mahvetmiş.Okumanızı tavsiye etmem.

4)Alaska'nın Peşinde-John Green
Bu kitap için uzun bir yorum yazsam daha iyi olurdu aslında ama detayları unuttum :)
Çoğu insan Aynı Yıldızın Altında'dan sonra bu kitabı pek sevmemiş ama bence alaskanın peşinde aynı yıldızın altındadan daha güzel bir kitap.Çok derin anlamları var ve yazarın en sonda yazdığı 2 sayfalık not benim için çok değerli.O yüzden okumanızı öneririm.Sırf o iki sayfa için bile okuyun.

5)Çavdar Tarlasında Çocuklar-J.D Salinger
Bu kitabı okurken içimde sürekli bir sıkıntı vardı.Nedeni tabi ki kitap yüzünden.Böyle bir hayat süren gençlere,yetişkinlere üzüldüm.Böyle bir hayat derken büyük bir boşluğun içinde çabalayıp duran insanlardan bahsediyorum.Amaçsız ve inançsız yaşayan insanlar.Allah hiçbirimizi böyle bir boşluğa düşürmesin.Okuyup ders almak gerek.

6)Soğuk Kahve-Ahmet Batman 
Yani bu kitap için ne desem bilemedim.Ne bayıldım ne de nefret ettim bu kitaptan öyle ortada kalan fazla reklamı yapılmış bir kitaptı.Bazı kısımları güzeldi ama okumazsanız kaybedecek bir şey yok.

7)Eşleşme-Ally Condie
Çok büyük umutlarla almıştım ama umduğumu bulamadım.Konusu çok güzel olmasına rağmen hiç akıcı olmaması ve karakterlerin çok sıradan olması beni kitaptan soğuttu.Devamını okuyacağımı sanmıyorum.

8)Sefil Şehir-Daniel Polansky
Aslında bu kitabın havasını çok sevmiştim.Böyle karanlık,ürkütücü falan ama beklediğim şeyi bir türlü bana veremedi.Harika bir potansiyeli varken ana karakter farklı ve ilgi çekiciyken çoğu yerde sıkıldım ve sayfalar ilerlemek bilmedi.Yine de okunabilir bence bazı yerleri hoşuma gitti.

9)Beni Seç-Kiera Cass
Bir kitap nasıl böyle güzel başlayıp batırılabilir sorusuna en iyi cevap bu kitap.America'nın kafasını koparabilirsiniz.Harika bir konu ve acayip yaratıcı bir kitabı böylesine mahveden yazarı kınıyorum.Bir Açlık Oyunları ya da Uyumsuz gibi müthiş serilerden olabilecekken bambaşka bir şeye dönüşmüş bir kitap.Üzüldüm açıkçası.

10)Zehir Ustası-Maria V. Snyder
İlginç ve güzel bir kitaptı devamını merakla bekliyorum.Ancak yine de bir şeylerin eksik olduğunu düşünüyorum umarım 2.kitap beklentilerimi karşılar.

11)Candor-Pam Bachorz
Korkunç bir kitap.Kitaba kötü demek manasında değil konusundan bahsediyorum.Beyinlerinizi sesle yıkayıp iyi bir çocuk olmanızı sağlayan bir kasabadan bahsediyorum.Otomatik Portakalı andıran konusuyla beni dehşete düşürmüştü sonunu hatırladıkça hala şok olduğum doğrudur.Okuyun..

Üşengeçliğimin yazısını okudunuz ama cidden kitapların sadece ana hatlarını hatırlayabildiğim için böyle yapmak zorunda kaldım. :)


28 Nisan 2014 Pazartesi

Kitap Canavarlarının 8.Blog Turu/Umut Bıçağı-Patrick Ness/Yorum


Umut Bıçağı-Patrick Ness
İtiraf ediyorum kitabı ilk başlarda hiç sevmemiştim.Hatta bir süre okumayı bırakmıştım.Ama sonra kitap beni utandırdı.
İlk önce kitabın kapağını ve boyutunu çok sevdim.Delidolunun bütün kitapları diğer kitaplara göre biraz daha küçük ve şirin.Kolayca çantada taşınabilir ayrıca baskısı da çok kaliteli.
Kitabın içeriğine gelecek olursak;başkarakterimiz Todd ve 13 yaşına basmak üzere.Yaşadığı yer gerçekten çok ilginç.Kasabada hiç kadın yok ve Todd geriye kalan son çocuk.(13 yaşından büyükler yetişkin sayılıyor.)
En önemlisini sona sakladım.Bu kasabada herkes birbirlerinin düşüncelerini duyabiliyor.Todd'un ses diye adlandırdığı şey herkesin aklından geçen düşünceler.Onları okumuyorsunuz devamlı duyuyorsunuz.Eh kasabadaki herkesin biraz deli olduğunu söylememe gerek yok herhalde.Böyle bir şeyle yaşasak bizimde aklımız yerinde olmazdı.Buna sadece insanlar değil hayvanlarda dahil.Todd'un nefret ettiği bir köpeği var ve kitapta favori karakterim o.Konuşmalarını okurken çok eğlendim.Kitabın devamını anlatmayacağım bu söylediklerim zaten ilk sayfalarda yer alan şeyler.Kitabın isminin hatta serinin isminin çok yerinde olduğunu düşünüyorum.Çünkü Todd ve Manchee (köpeği) ayrıca bir kişi daha (söyleyemem spoiler olur:) ) bütün kitap boyunca yürüyorlar.Ciddiyim hemde hiç durmadan onlarla beraber sizde yürüyorsunuz ve tüm maceralarına ortak oluyorsunuz.Serinin diğer kitaplarını hemen okumak istiyorum çünkü tahmin edebileceğiniz gibi ilk kitabın sonu berbat bitti.İlk başlarda aklınız karışabilir ama azmedip okumaya devam ederseniz keyif alacağınız bir kitap garanti veriyorum. :)




Bu resimlerin devamı:

Teşekkürler :)

25 Nisan 2014 Cuma

Kitap Canavarları'nın 8.Blog Turu/Umut Bıçağı- Patrick Ness-Yurtdışı Kapakları




Hepinize merhaba :)
Yakında yorumunu da yapacağım çok güzel bir kitapla karşınızdayım.Yurtdışı kapaklarını inceliyorum.Keyifle okuyun :)
Bildiğiniz gibi yukarıdaki bizim kapağımız ben çok beğendim çünkü kitabın konusuyla uyumlu.Ayrıca eski kapaktan daha çekici ve güzel olmuş.


Bu eski kapak.


Sıra geldi yurtdışı kapaklarına.



Baskının güzelliğine bakarmısınız...


Buna bayıldım..


Farklı ülkelerden:
Hollanda
Het mes dat niet wijkt (Chaos trilogie #1)

İspanya
El cuchillo en la mano (El caos andante, #1)

Almanya
Die Flucht (Chaos Walking, #1)

Çek Cumhuriyeti
Hlas nože (Trilogie Chaos, #1)

İtalya
Il buco nel rumore

Letonya
Nazis, ko neatlaist (Haosa spēle, #1)

Fransa
La voix du couteau (Le chaos en marche, #1)

Çek Cumhuriyeti
Hlas nože (Chaos Walking, #1)

Fransa
La voix du couteau (Le chaos en marche, #1)

İsveç
Tystnaden i bruset

Portekiz
O Motivo (Chaos Walking, #1)

Çok fazla ülkede basılmış ben sadece birkaç örnek verdim.Bizim kapağımız ve amerikan kapakları diğerlerinden bir adım önde bence.

Eğer diğer canavarlar ne yapıyor diye merak ederseniz pragramımız :)


Facebook sayfamız:

Destekleri için delidoluya teşekkürler :)